DAVALAR

// Bakiye Süre Ücreti Davası

Bakiye Süre Ücreti Davası konulu bu yazımızda sırasıyla bakiye süre ücretinin tanımı, kanuni dayanağı, hak kazanma şartları, bakiye süre ücreti hesaplama, ödenme zamanı, faiz türü ve faiz başlangıcı, zamanaşımı süresi, hak düşürücü süresi, tarafları, yetkili mahkeme ve görevli mahkeme,  dava masrafları,  vekâlet ücretleri, dava süresi  incelenecektir.


1) Bakiye Süre Ücreti Nedir

 

Bakiye süre ücreti, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesinin sürenin bitiminden önce işveren tarafından haksız olarak sona erdirilmesi halinde, sözleşmedeki süreye uyulmuş olsaydı işçinin kalan sürede kazanabileceği ücreti tutarında isteyebileceği bir tazminattır. Yargıtay, işverenin iş görme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellediği veya edimi kabulde temerrüde düştüğü takdirde işçinin bakiye süre ücret alacağına hak kazanacağına Eski Borçlar Kanunu(madde 325) zamanından beri karar vermektedir. 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu 438. Madde ile işveren tarafından belirli süreli iş sözleşmesini haklı sebebe dayanmadan feshetmesi halinde işçiye tazminat ödenebileceğini hükme bağlamıştır. Yargıtay tarafından son zamanlarda verilen kararlarda 438. Madde de öngörülen tazminatın bakiye süre ücreti olarak kabul edildiği görülmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/9-2514, K. 2017/13)


2)  Kanuni Dayanağı

 

4857 sayılı İş Kanunda belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçinin hizmet akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği veya işverenin işi kabulde temerrüde düştüğü takdirde işçinin haklarına ne olacağına dair hüküm bulunmamaktadır. Bu konuya ilişkin düzenleme 6098 sayılı Borçlar Kanununda yer almaktadır. Kanunun 408. Maddesinde “işverenin temerrüt hali“ 438.maddesinde ise “işveren tarafından haklı sebebe dayanmayan fesih“ düzenlenmiştir.

İşverenin temerrüdü hâlinde

MADDE 408

İşveren, iş görme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir.

 

Haklı sebebe dayanmayan fesihte

MADDE 438- İşveren, haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesini derhâl feshederse işçi, belirsiz süreli sözleşmelerde, fesih bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir.

Belirli süreli hizmet sözleşmesinde işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir.

Hâkim, bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak, ayrıca miktarını serbestçe belirleyeceği bir tazminatın işçiye ödenmesine karar verebilir; ancak belirlenecek tazminat miktarı, işçinin altı aylık ücretinden fazla olamaz.


3)  Bakiye Süre Ücretine Hak Kazanma Şartları

 

3.1)  Belirli Süreli Sözleşme Olmalıdır.

 

Bakiye süre ücreti alacağı yalnızca belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçi tarafından talep edilebilen bir ücrettir. Belirli süreli iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunun 11. Maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre “Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.“ Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı neden olmadıkça üst üste yapılan belirli süreli iş sözleşmesi baştan itibaren belirsiz süreli sayılacağı için bakiye ücret alacağı istenemez.

 

3.2)  İşverenin Temerrüdü Halinde

 

6098 sayılı Borçlar Kanunu 408. Maddesine göre işveren işgörme edimini kusuruyla engellerse ya da edimi kabulde temerrüde düşerse işçiye ücretini ödemekle yükümlüdür. İşveren işçiden edimi sonradan yerine getirmesini talep edemez. İşçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın sözleşmedeki ücreti isteyebilir.

 

3.3)  Sözleşme İşveren Tarafından Feshedilmelidir.

 

6098 Sayılı Borçlar Kanuna işveren belirli süreli iş sözleşmesini haklı nedene dayanmaksızın derhal feshettiği takdirde işçi, sözleşme süresine uyulmamasından dolayı tazminat talep edebilecektir.

Bakiye süre ücret alacağı sadece belirli süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği takdirde işçiye verilmektedir.

İşçi belirli süreli iş sözleşmesini feshederse işverene bakiye süre ücret alacağı ödemez.

Taraflar belirli süreli sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi durumunda cezai şart koymuşlarsa bu cezayı ödemek durumundadırlar. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 30.03.2017 tarihli 2017/19244 Esas ve 2017/5337 Karar sayılı kararında belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce feshi durumunda konulan cezai şart geçerli olduğunu kabul etmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanuna 420. Maddesine göre iş sözleşmelerinde yalnızca işçi aleyhine konulan cezai şart geçersizdir.

 

3.4)  Feshi Haklı Nedene Dayanmamalıdır.

 

İşçi bakiye süre ücretine hak kazanabilmesi için bir diğer şart işverenin feshinin haklı bir nedene dayanmamasıdır. İşverenin feshi 4857 sayılı İş Kanunun 25. Maddesine gösterilen sağlık sebepleri, ahlak ve iyiniyet kuralları ve benzerleri, zorlayıcı sebeplere dayandığı takdirde işçi bakiye süre ücretine hak kazanamayacaktır.

4857 sayılı İş Kanunun 18. Maddesinde feshin geçerli sebebe dayandırılması düzenlenmiştir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2009/41078 Esas 2012/2947 sayılı Kararında “geçerli nedenlerin varlığına rağmen belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesi süresinden önce haklı bir neden olmaksızın feshedildiğinde kalan süreye ait ücretinin ödenmesi gerekir.“ kararını vermiştir.


4)  Bakiye Süre Ücreti Hesaplama

 

İşçinin bakiye süreye ilişkin olan alacağında dikkat edilmesi gereken işçinin ücrettir. Çünkü bu alacağın hesaplanmasında kural işçinin kalan süreye ilişkin ücretinin toplamıdır.6098 Borçlar Kanunu 408. Maddesine göre işçinin işverenin engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar bakiye süre ücretinden indirilir. Aynı Kanunun 438. Maddesine göre belirli süreli hizmet sözleşmesinde işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir. İki düzenleme de birbirine paralel şekilde düzenlenmiştir.

İşçi, işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderleri ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararları bakiye süre ücretinden indirilir. İşçinin işverenin engellemesi sebebiyle yapmaktan kurtulduğu değerler, işçinin normal olarak iş görülseydi iş ve işin yapılması nedeniyle yapacağı masraflardır. Buna örnek olarak yol gideri, giyim ve yemek giderleri gösterilebilir.

 İşçinin yeni bir işte çalışıyor olması nedeniyle kazandığı menfaatler de bakiye süre ücretinden indirilecektir.

 İşçinin kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlardan anlaşılması gereken başka bir işte çalışsaydı elde edeceği değerler anlaşılması gerekir. Eğer işçinin niteliğine uygun iş bulmasına karşın bu işte çalışmaktan kaçınırsa kazanmak bilerek kaçındığı değer bakiye süre ücretinden çıkartılır.

Yargıtay bakiye süre ücretinden mahsup edilecek değerlerin tek tek araştırılması görüşündedir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2004/18778 Esas 2005/9345 sayılı Kararında mahkemenin mahsup edeceği kalemleri araştırmadan verdiği kararı bozmuştur.

Belirli süreli sözleşmesinin feshinde ihbar tazminatı kazanılmaz.(Yargıtay 9.H.D. 2001/17364 E. 2002/2697 K.) Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2007/16098 Esas 2008/15750 sayılı Kararında belirli süreli iş sözleşmesinin varlığına rağmen ihbar tazminatı ödenmişse bu tutar bakiye süre ücretinden mahsup edilmesi gerekir kararını vermiştir.


5)  Bakiye Süre Ücreti Ödenme Zamanı

 

4857 sayılı İş Kanununda Bakiye Süre Ücreti alacağının ödeme zamanı ile ilgili düzenleme yoktur. Genel borçlar hukuku ilkesine göre İşveren, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesini haklı nedene dayanmadan derhal feshettiği takdirde fesih tarihinden itibaren; işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellediği veya kabulde temerrüde düştüğü andan itibaren bakiye süre ücretini işçiye derhal ödemelidir.


6)  Bakiye Süre Ücretine Uygulanacak Olan Faiz

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/9-2514 Esas 2017/13 sayılı Kararında bakiye süre ücretini “belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesinin sürenin bitiminden önce işveren tarafından haksız olarak sona erdirilmesi halinde, sözleşmedeki süreye uyulmuş olsaydı işçinin kalan sürede kazanabileceği ücreti tutarında isteyebileceği bir tazminattır.“ şeklinde tanımlamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/779 Esas, 2012/17960 sayılı Kararında “Mahkemece bakiye süreye ait ücret için yasal faiz yerine bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi hatalıdır.“ kararını vermiştir.

Bakiye Süre Ücretinin zamanında ödenmemesi nedeniyle uygulanacak olan faiz yasal faiz olacaktır.3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun gereğince 01.01.2017 tarihinden itibaren uygulanan yasal faiz oranı %9’dur.


7)  Bakiye Süre Ücretinde Faiz Başlangıcı

 

Bakiye Süre Ücretinin ödenmesi gerektiği zamanda ödemekle yükümlü olan işverenin, işçiye zamanında bakiye süre ücretini ödememesi halinde işçi, işverene borcunu ödemeye davet eden ihtarname çekmesi üzerine işveren temerrüde düşer ve ihtarnamedeki sürenin bitimini takip eden günden itibaren faiz işlemeye başlayacaktır.

İşverenin ihtarnameyle temerrüde düşürülmemesi halinde ise davanın açıldığı veya ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmaktadır.


8)  Bakiye Süre Ücretinde Hak Düşürücü ve Zamanaşımı Süresi

 

4857 sayılı İş Kanunumuzda Bakiye Süre Ücreti hakkında zamanaşımı süresi düzenlenmemiştir. Bakiye Süre Ücreti işçilik alacağı olduğu için alacaklarla ilgili genel düzenleme olan Borçlar Kanunu 146. Maddesi uyarınca “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.“ hükmüne dayanarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

Bakiye süre ücret alacağında hak düşürücü süre yoktur.


9)  Bakiye Süre Ücretinde Taraflar

 

Bakiye süre ücretinin bir tarafında işçi diğer tarafta işveren bulunmaktadır. İŞÇİ, 4857 sayılı İş Kanunu madde 2’ye göre “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye“ yine aynı maddeye göre İŞVEREN ise “İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara “denir.


10)  Bakiye Süre Ücretinde Görevli ve Yetkili Mahkeme

 

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 1’e göre İşçilerin bakiye süre ücretlerini alabilmek için açacakları İşçi Alacağı Davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir.

İş davalarında özel yetkili mahkeme 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. Maddesine göre, açıldığı tarihte işverenin Türk Medeni Kanun gereğince yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde açılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de açılabilir.

İş davalarında genel yetkili mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 5. Maddesine göre, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.


11)  Bakiye Süre Ücretinde Dava Masrafları

 


12)  Bakiye Süre Ücretinde Vekâlet Ücretleri

 


13)  Bakiye Süre Ücretinde Dava Masrafları

 


14)  Bakiye süre Ücretinde Yargıtay Kararları

 

14.1)  Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/17776 Esas 2014/19546 sayılı Kararı

Somut olayda davacının işyerinde kapıcı olarak çalıştığı ve iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği konularında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Her ne kadar taraflar arasında yapılan 16.09.2009 tarihli sözleşme geçerli ise de, davacı işçi ile yapılan sözleşmenin belirli süreli olabilmesi için yukarıda açıklanan gerekli objektif nedenler olayımız da yoktur. Böyle olunca da sözleşmenin belirsiz süreli olarak kabul edilip davacının bakiye süre ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

 

14.2)  Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2006/9714 Esas 2006/29706 sayılı Kararı

Davacının belirli süreli iş sözleşmesinin bulunmasına rağmen işverenin haklı bir sebep olmaksızın iş sözleşmesini feshederek iş kabulde temerrüde düştüğü, davacının bakiye süre için de başka bir işte çalışması nedeniyle kazandığı miktarın tenzil edildiği, ancak boşta geçen diğer süre ücretine bozma kararma rağmen aynen hükmedildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa uygulanacak BK 325.maddesi sadece işçinin işverenin işi kabulde temerrüdü halinde diğer bir iş ile kazandığı ve kazanmakta kasten feragat eylediği şeyi değil, bunun yanında, işi yapmamasından dolayı yol masrafları, giyim ve yemek giderleri gibi bir kısım tasarruf edilen miktar için de mahkemece belirli bir oranda indirime gidilmesi gerekirken bozma gereğine aykırı olarak yapılan araştırma sonucunda aynen karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
 

Hızlı Erişim