Mobbing nedeniyle ceza davası ve bu davanın kanuni ve maddi unsurları özellikle ülkemizde yaşanan problemeler nedeniyle olduka önemli bir hal almıştır.

Mobbing yapılırken kullanılan yöntemler ve mobbing ağırlığı ve sürecin uzunluğu bir iş avukatı tarafndan değerlendirilerek dava süreci planlanmalıdır.

Eğer konu ile ilgili genel kavramlara sahip değilseniz İş ve İşçi Hukuku yazının incelenmesini tavsiye ederiz.

Mobbing Nedeniyle Tazminat Davası ve bu dava ile ilgili usul konuları, başka bir yazımızda incelenmiş olup yazı için bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Türk sosyal hayatında internet üzerinden işlenen suçlar gibi, çalışanlara uygulanan haksız hareketlerin de suç teşkil etmediği gibi oldukça yanlış bir inanış vardır.

Esasında bu yanlış inanışın temelinde hukuk ve demokrasi anlayışımızın gelişmişlik düzeyi vardır. İşverenin yönetim hakkı kapsamındaki hareketlerinin sınırını bilmek, mobbing eylemlerini tanımakla mümkündür.


Mobbing Nedeniyle Ceza Davası Kanuni Dayanakları

Herşeyden önce 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda ayrı bir “Mobbing Suçu” isminde bir suç ve kanuni tanımlama yoktur. Fakat bu, mobbing eylemlerinin suç teşkil etmediği anlamına gelmemektedir.

Her mobbing eyleminin bir suça vücut vermeyebileceği de unutulmamalıdır. Mobbing nedeniyle suç duyurusunda bulunmadan önce sürecin doğru bir şekilde değerlendirilmesi için yetkin bir hukuksal bakış açısına sahip olunmalıdır.

Şartları oluşmadan yapılacak bir suç duyurusu sonucunda, haksız soruşturma açmak nedeniyle manevi tazminat davası ve yargılama masrafı ödenmesi ile karşılaşılacağı da tüm ceza dava türlerinde belirli oranda karar mercilerin takdir hakkına sahip olduğu da unutulmamalıdır.

Türk Ceza Kanununda Mobbing suçları ile ilgili temel kanuni düzenlemeler bulunmaktadır. Mobbing’e maruz kalan kişiye uygulanan mobbing eylemlerine göre suç duyurusunda bulunacaktır.

İşverenin ya da diğer işveren çalışanlarının çoğunlukla her bir mobbing eylemi başka bir haksız hareket unsur olarak kullanılmaktadır. Mobbing uygulamak için çoğunlukla kullanılan suç türleri şunlardır:

  • İnsan Ticareti ( Madde 80 )
  • Kasten Yaralama (Madde 86 )
  • Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi ( Madde 88 )
  • Taksirle yaralama ( Madde 89 )
  • İşkence ( Madde 94 )
  • Eziyet Madde 96- (1) Bir
  • Cinsel saldırı ( Madde 102/3-b )
  • Cinsel taciz ( Madde 105/2-a )
  • Tehdit ( Madde 106 )
  • Şantaj ( Madde 107 )
  • Cebir ( Madde 108 )
  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ( Madde 109 )
  • Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri Uygulanması ( Madde 111 )
  • İş ve çalışma hürriyetinin ihlali ( Madde 117 )
  • Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi ( Madde 118 )
  • Nefret ve ayırımcılık ( Madde 122/1- c,d)
  • Kişilerin huzur ve sükununu bozma ( Madde 123 )
  • Haberleşmenin engellenmesi ( Madde 124 )
  • Hakaret ( Madde 125 )
  • Yağma ( Madde 148/2)
  • Nitelikli yağma ( Madde 149 )
  • Bedelsiz senedi kullanma ( Madde 156/1 )
  • Ve sair suçlar.

Anlaşılacağı üzere, yukarıda sayılan ve bunlarla sınırlı olmamak üzere her türlü suç türü mobbing uygulamak için bir unsur olarak kullanılabilir. Bu suçların her birini ayrı ayrı değerlendirmek bu yazının kapsamını aşacaktır.

Fakat bunlardan bizce üzerinden durulması gereken en önemli suç türü Kasten Yaralama ve Taksirle Yaralama Suçudur.

Ceza Kanunlarının temel ilkesi “ Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği”dir. Bu, suç teşkil eden eylemden dolayı sadece bu eylemi gerçekleştiren kişiye karşı ceza davası açılacağı anlamındadır.

Tüzel kişiler hakkında ceza uygulanamaz. Ancak, kanunda öngörülmüş ise suç dolayısıyla işyeri hakkında  güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırım uygulanabilir.

Örneğin şirketi temsil yetkisine sahip olmayan bir mağaza müdürünün ( Mağaza Sorumlusu) şirket çalışanı istifa ederek işten ayrılmasını sağlamak için düzenli olarak uyguladığı ( hakaret, tehdit, cinsel taciz gibi ) eylemin cezai sonuçlarından şahsen sorumludur.

Buna rağmen şirket temsil yetkisine sahip olan kişi ya da yönetim kurulunun sorumluluğu ise kendi kusurlarına bağlıdır. Gösterilen suçları şirket temsil yetkisine sahip olan kişiler tarafından işlenmesi halinde sorumluluğun tespitinde bir sorun yaşanmayacaktır.

Buna rağmen örnekte olduğu gibi temsil yetkisine sahip olmayan mağaza sorumlusunun uyguladığı mobbing’ten şirket yönetim kurulunun cezai sorumluluğu dikkatlice değerlendirilmelidir.


Mobbing Nedeniyle Cezai Sorumluluk

Her ne kadar kanunda ismen sayılmamış olsa da “Mobbing bir Suçtur”. Buna rağmen hangi suça göre ceza verileceği mobbing uygulanırken kullanılan suç türüne göre belirlenecektir.

Yukarıda ismen sayılan kanun ve sözleşmelerde iş hukuku ile ilgili işverenlere temel ve önemli yükümlülükler yüklenmiştir.

Bir mevzuat tarafından yüklenmiş bir yükümlülüğün ilgilisi tarafından yerine getirilmemesi sorumluluk hukuku açısından bir kusur derecesini ifade eder.

Türk Ceza Kanununun 21. Maddesinde suçun oluşması herşeyden önce Kastın varlığında bağlıdır. Kasıt bir eylemin bilerek ve istenerek yapılması veya bilerek ve istenerek yapılmamasıdır.

Türk Ceza Kanununun 22.maddesinde ise kasıt olmasa bile belirli şartlar altında kişinin ceza kanunu anlamında sorumluluğuna gidilerek ceza verilmesini ifade eder. Bir eylemin taksir nedeniyle cezalandırılması için şu şartlara ihtiyaç vardır:

  1. Taksirle işlenebilecek suçar kanunda açıkça belirtilmelidir.
  1. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık hallerinde suçun kanuni tanımında belirtilen eylem, neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmelidir.
  1. Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
  1. Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
  1. Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

Önemle Belirtmekte fayda varki, suçun kanuni tanımında belirlenen eylem de neticesi de öngörülerek ve bilerek istenmiş ise artık taksir değil KASIT söz konusu olacaktır.


Şirket Yönetiminin veya Yönetim Kurulu Üyelerinin Bizzat Mobbing Uygulaması

Şirket müdürünün veya yönetim kurulunun çalışanına bizzat mobbing uygulaması halinde Türk Ceza Kanununun ilgili hükümlerine göre KASTEN işlenen suçlara göre ceza alacaktır.


Şirket Çalışanları Ve İşveren Temsilcileri Tarafından Mobbing Uygulanması

 Şirket çalışanlarının veya bir şirket mağaza müdürünün mobbing uygulaması halinde, ilgili şirket çalışanının veya mağaza müdürünün kasıtlı suçtan dolayı doğrudan ve bizzat cezai sorumluluğu olduğu tartışmasızdır.

Buna rağmen şirket temsilcisinin, yöneticisinin veya yönetim kurulunun cezai sorumluluğuna gidilebilmesi için kasıt veya taksir seviyesinde kusuru bulunmalıdır.

Şirketin yöneticisi veya yönetim kurulunun Kastı var fakat suçu başka bir çalışan eliyle işlemesi halinde diğer çalışanla birlikte suçu doğrudan iritkap edeni ve/veya azmettirici olarak cezai sorumluluğu vardır.

Şirket yönetiminin mobbing konusu eylemler nedeniyle kastının bulunmaması halinde, yönetimin taksir düzeyinde bir kusurunun bulunup bulunmadığı her suç türü için ayrı ayrı araştırılmalıdır.


Yaralama Nedir?

Türk Ceza Kanununda kasten yaralama eylemi 86. Maddesinde, taksirle yaralama ise 89. Maddesinde gösterilmiştir.

TCK 86. maddede yaralama “ başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma” olarak tanımlanmıştır.

Madde metninden de anlaşılacağı üzere, yaralama fiziki darp ile sınırlı tutulmamıştır. Buna rağmen yaralama tehlikesinden daha fazlasını ifade ettiğini de belirtmek gerekir.

Mobbing nedeniyle kişinin “sağlığının ya da algılama yeteneği “ de bozulmuş olmalıdır. Bu niteliği itibariyle düzenli bir şekilde mobbinge maruz kalan kişinin vücudunda ve ruhsal yapısında meydana gelen tüm sonuçlarla ilgili olarak DOKTOR RAPORU alması, ve maruz kaldığı mobbingin ruhsal ve bedensel sonuçlarını rapor ile tespit etmesi gerekmektedir.


Mobbing Nedeniyle Ceza Davası Açısından Kasten Yaralama Suçu

İzah edildiği üzere, işveren yönetici veya yönetim kurulu tarafından doğrudan işlenen mobbing eylemleri nedeniyle başka bir suç işlenmemiş veya nitelikli veya ağırlaştırılmış başkaca sonuçlar doğmamış ise TCK 86. Maddesine göre 4 AYDAN 1 YILA KADAR HAPİS CEZASI ile cezalandırılır.

Bu belirtildiği üzere suçun basit hali için verilecek cezadır. Buna rağmen mobbing eylemi nedeniyle daha ağır sonuçların da olması mümkündür. Bunlara örnek vermek gerekirse şunlar sıralanabilir:

  • Kalp Krizi
  • Gebe Kadının Çocuğunu düşürmesi
  • Kısmi veya kalıcı Felç ( İnme )
  • Egzama
  • Anksiyete
  • Panik Atak
  • Agorafobi
  • Sosyal fobiler
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu.
  • Duygudurum bozuklukları
  • Depresyon,
  • Yeme bozuklukları
  • Bağımlılıklar.
  • Cinsel problemler.

Mobbing Nedeniyle Ceza Davası Açısından Taksirle Yaralama Suçu

İşyerinde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yukarıda gösterilen temel mevzuatlarla yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen ve bu nedenlerle çalışanların birbirlerine mobbing uygulamasına kasten değil ama ihmalen sebebiyet veren yönetim kurulu ve yöneticileri, suçun nitelikli ve ağırlaştırılmış halleri yok ise TCK 89. maddesine göre ÜÇ AYDAN BİR YILA KADAR HAPİS VEYA ADLÎ PARA CEZASI İLE cezalandırılır.


Mobbing Nedeniyle Şikayet ve Suç Duyurusu Süresi

Tekrar belirtmekte fayda var ki, mobbing suçu , bir suç tasnifi olmaktan ziyade suçun işlendiği yere göre mobbing olarak isimlendirilen tüm suç türlerini ifade edebilmektedir.

Bu nedenle bir mobbing suçunda şikayet süresinin dolup dolmadığına bakmak için öncelikle mobbing olarak isimlendirilen eylemler belirlenmelidir.

Türk Ceza Kanununda, basit bir tıbbi mudahale ile giderilebilecek yaralanmalar dışındaki yaralama halleri şikayete tabii değildir. Bunlarla ilgili genel zamanaşımı süresi içinde her zaman şikayette bulunulabilir.

Yine bunun gibi taksirle adam öldürme gibi ( Ağır Mobbing Nedeniyle Kalp Krizi) hallerinde ve bilinçli taksir halinde de bir şikayet süresi yoktur.

Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması genel olarak şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmamaktadır.


Şikayet Süresinin Kaçırılması

 Yukarıda gösterilen esaslar çerçevesinde 6 aylık süre içerisinde şikayette bulunulmaması halinde bile, hukuk mahkemesinde dava açarak tazminat talep etme haklarının saklı olduğu unutulmamalıdır.


Ceza Davasında Mahkumiyet Kararı Verilmesi

Mobbing nedeniyle açılacak bir ceza davası sonucunda sorumluların mahkumiyetine dair karar verilmesi halinde şirkete ve ilgililere karşı karar tarihinden itibaren en geç 2 yıl içerisinde mobbinge dayalı maddi ve manevi tazminat davası açmak zorundadır. Soruşturma sonucunda verilen mahkumiyet kararı hukuk mahkemesi hakimini bağlayacaktır.

Mobbing nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası hakkında ayrıntılı bilgi almak için bağlantıya tıklayabilirsiniz.


Ceza Davasında Beraat Kararı Verilmesi

Ceza soruşturması sonucunda şüpheliler hakkında va açılmaması veya kovuşturma sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi halinde, hukuk mahkemesi hakinş verilen beraat kararı ile bağlı değildir.

Hukuk mahkemesi hakimi olayları ve tarafların hukuksal sorumluluklarının bulunup bulunmadığını, hukuk kuralları içerisinde kalarak serbestçe takdir edecektir.


Mobbing Nedeniyle Ceza Davasında Görevli Mahkeme

Mobbing nedeniyle açılacak ceza davalarında görevli mahkeme suçun ağırlığına göre Asliye Ceza veya Ağır Ceza Mahkemeleridir.


Mobbing Nedeniyle Ceza Davası Avukat Masrafları

Mobbing suçu nedeniyle açılacak bir davada avukatlık ücretleri öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenir. Konu ile ilgili ayıntılı bilgi almak için Avukatlık Ücret Tarifesi başlıklı yazının incelenmesini tavsiye ederiz.