DAVALAR

// Kötüniyet Tazminatı Davası

Kötüniyet Tazminatı Davası konulu bu yazımızda sırasıyla kötüniyet tazminatının tanımı, kanuni dayanağı, hak kazanma şartları, kötüniyet tazminatı hesaplama, faiz türü ve faiz başlangıcı, zamanaşımı süresi, hak düşürücü süresi, tarafları, yetkili mahkeme ve görevli mahkeme,  dava masrafları,  avukat ücretleri, dava süresi  incelenecektir.


1)  Kötüniyet Tazminatı Nedir?

 

İş güvencesinden yararlanamayan belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin, iş sözleşmesinin işveren tarafından kötü niyetli olarak feshedilmesini sonucu ödenen tazminata kötüniyet tazminatı denir.

Kötüniyet tazminatı ihbar tazminatına bağımlı bir tazminat değildir. İhbar tazminatının ödenmiş olması kötüniyet tazminatının ödenmeyeceği anlamına gelmemektedir.


2)  Kötüniyet Tazminatının Hukuki Dayanağı

 

Kötüniyet tazminatı 4857 sayılı İş Kanununun 17. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.


3)  Kötüniyet Tazminatının Şartları

 

3.1)  İşçi iş güvencesinden yararlanmamalıdır.

 

4857 sayılı İş Kanunun 17. Maddesinde kötüniyet tazminatını İş Kanunu 18-21. Maddelerinin dışında kalan işçilerin isteyebileceği öngörülmüştür. İş Kanunu 18-21. Maddelerinde iş güvencesine tabi işçilerin durumu düzenlendiğinden, iş güvencesine tabi işçiler kötüniyet tazminatını talep edemezler.

 

Bir işçi iş güvencesi kapsamından yararlanabilmek için;

a)   İşçinin İş Kanunu kapsamında olması,

b)   Çalıştığı işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması,

c)   İşçinin en az altı aylık kıdemi olması,

d)    İşçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması

e)   Belirli konumdaki işveren vekili olmaması gerekmektedir.

 

İş güvencesinden yararlanan işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebeple feshedildiği takdirde işçi kötüniyet tazminatı talep edemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2007/36441 Esas, 2009/2758 sayılı Kararında “4857 sayılı İş Kanununun 17. maddenin 6. fıkrasının açık hükmüne göre, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.“ kararını vermiştir.

 

3.2) İşçinin sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır.

 

4857 sayılı İş Kanunun 11. Maddesine göre iş süresinin belirli bir süreye bağlı olarak yapılmadığı sözleşmeye belirsiz süreli iş sözleşmesi denir.

Kötüniyet tazminatı Kanunun 17. Maddesinde süreli fesih başlığı altında düzenlenmiştir. Kötüniyet tazminatı süreli fesih hakkının kötüye kullanımının yaptırımı olduğundan ve belirli süreli iş sözleşmelerinde süreli feshi söz konusu olamayacağından belirli süreli sözleşmeye göre çalışan işçilerin kötüniyet tazminatından yararlanması mümkün değildir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2001/5272 Esas  2001/4939 sayılı Kararında “Süreli akdin feshi halinde ihbar tazminatı ve buna bağlı olarak kötü niyet tazminatı istenemez.“ kararını vermiştir.

 

3.3)  İşveren sözleşmeyi kötüniyetli olarak feshetmiş olmalıdır.

 

İşveren fesih hakkını iyiniyet kurallarına uygun bir biçimde kullanmalıdır. İşverence yapılan feshin hangi andan itibaren kötüniyetli olduğu ölçütü Yargıtay kararlarında belirlenmiştir. Nitekim Yargıtay 9. H.D 2006/18877 Esas 2006/960 sayılı Kararında iş akdini fesih hakkının kötüye kullanılmasında objektif iyiniyet kurallarına aykırılık ölçütüne başvurmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunun 17. Maddesinde hangi hallerin fesih hakkının kötüye kullanılması oluşturduğu belirtilmemiştir. Yargıtay 9. H.D 1998/2357 Esas 1998/4701 sayılı Kararında işçinin şikâyeti üzerine yapılan fesihleri bir hakkın kötüye kullanılması olarak kabul etmektedir. İşçinin şikâyete başvurması nedeniyle işten çıkarılmasında işçi kötüniyet tazminatına hak kazanması için şikâyetin mutlaka haklı olması gerekmemektedir. Önemli olan iş sözleşmesinin feshi işçinin şikâyeti üzerine yapılmış olmasıdır.

Yargıtay 9.H.D 1996/22900 Esas 1997/6115 sayılı Kararında “ Kadın işçinin hamile olduğunu öğrenen işverenin işçinin hizmet akdini feshi kötüniyetini gösterir“ kararını vermiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 1990/14473 Esas 1991/7311 sayılı Kararında “Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük tarihinden bir gün önce hizmet akdinin feshi işverenin kötüniyetini ortaya koymaz.“ kararını vermiştir.


4)  Kötüniyet Tazminatı Davasında İspat Yükü    

 

İşçi iş sözleşmesinin kötüniyetle işveren tarafından feshedildiğini kendisi ispat etmek durumundadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2005/18877 Esas, 2006/960 sayılı Kararında “İş Kanununda düzenlenen kötüniyet tazminatı Medeni Kanunun 2. maddesinin İş Kanununa bir aktarımı mahiyetindedir. Buna göre kötüniyet, hukuken tanınmış bir hakkın objektif iyiniyet kurallarına aykırı olarak kullanılması ve kullanılırken de karşı tarafın zarara maruz bırakılması olayıdır. İş sözleşmesinin kötüniyetle feshedildiğini iddia eden tarafın bu hususu delillerle kanıtlaması gerekir. Somut olayda davacı fesihte, işverenin kötüniyetli olduğunu kanıtlamış değildir.“ kararını vermiştir.


5) Kötüniyet Tazminatı Hesaplama

 

4857 sayılı İş Kanunu 17. Maddesine göre iş güvencesinden yararlanamayan işçilerin iş sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenir. Bildirim süreleri işçilerin kıdemlerine göre belirlenmektedir. Bu bildirim süreleri;

 

a-  İşi 6 AYDAN AZ sürmüş olan işçi için 2 HAFTA

b-  İşi 6 AY ile 1.5 YIL ARASINDA süren işçi için 4 HAFTA

c-  İşi 1.5 YIL ile 3 YIL ARASINDA süren işçi için 6 HAFTA

d-  İşi 3 YILDAN FAZLA süren işçi için 8 HAFTA

Kötüniyet tazminatı işçilerin kıdemlerine göre belirlenen bildirim sürelerinin 3 katı tutarındadır.

Yargıtay 9.H.D 23.03.1997 tarih 22900/6115 sayılı Kararında “Kötüniyet tazminatı, işveren tarafından fesih hakkının kötüye kullanılması halinde işçiye ödenecek olan ve ihbar tazminatının 3 katı tutarındaki tazminattır. Ancak bu tazminat, sözleşme ile arttırılmış olan ihbar öneline göre değil yasal ihbar öneline göre hesaplanmalıdır.“ kararını vermiştir.

 

Kötüniyet tazminatına, işçinin feshin gerçekleştiği tarihte hak kazandığı en son günlük brüt ücretin baz alınması gerekir.(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/39366 Esas, 2013/2074 Karar)

İş Kanununun 17.Maddesinin son fıkrasına göre temel ücrete ek olarak “para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve kanundan doğan menfaatler “de göz önünde tutulur. Yargıtaya göre kötüniyet tazminatının hesabında temel ücret değil, ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve yasadan doğan menfaatler göz önünde bulundurulur.(Yargıtay 9.H.D 2013/39366 Esas, 2013/2074 Karar)

4857 sayılı İş Kanun’un 17. maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır (Yargıtay 9.H.D. 2007/21422 E, 2008/15336 K)

Son bir yılda ödenen ve devamlılık arz eden yardımlarda kötüniyet tazminatının hesaplanmasında dikkate alınması gerekir.

Kötüniyet tazminatının hesaplanmasında dâhil edilecek ödemelere örnek olarak; YEMEK YARDIMI, YOL-ULAŞIM YARDIMI, LOJMAN TAHSİSİ-BARINMA-KİRA YARDIMI, BAYRAM HARÇLIĞI, SĞÜT PARASI, AYDINLATMA-YAKIT-SU BEDELİ, GİYİM YARDIMI, PRİMLER vb.


6)  Kötüniyet Tazminatına Uygulanacak Faiz

 

Kötüniyet tazminatı İş Hukuku kapsamında ücret değildir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2010/42519 Esas, 2013/5654 sayılı Kararında kötüniyet tazminatının tazminat niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Tazminat olmasından dolayı zamanında ödenmemesi durumunda yasal faiz uygulanacaktır.

3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun gereğince 01.01.2017 tarihinden itibaren uygulanan yasal faiz oranı %9’dur.


7)  Kötüniyet Tazminatının Faiz Başlangıcı

 

Kötüniyet tazminatının ödenmesi gerektiği zamanda ödemekle yükümlü olan işveren, karşı tarafa zamanında kötüniyet tazminatını ödememesi halinde;

  • İşçinin, işvereni borcunu ödemeye davet eden ihtarname çekmesi üzerine işveren temerrüde düşer ve ihtarnamedeki sürenin bitimini takip eden günden itibaren
  • Eğer ihtarnamede herhangi bir süreye yer verilmemişse ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihi izleyen gün sonrasından itibaren

Yasal faiz uygulanmaya başlanacaktır.

Karşı tarafın bu şekilde temerrüde düşürülmemesi halinde ise davanın açıldığı veya ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmaktadır.


8)  Kötüniyet Tazminatında Hak Düşürücü Ve Zamanaşımı Süresi

 

İş Kanunumuzda kötüniyet tazminatının zamanaşımı hakkında bir hüküm yer almamaktadır. Yargıtay kararında; “Tazminat niteliğinde olmaları nedeni ile sendikal tazminat, kötüniyet tazminatı, işe başlatmama tazminatı, 4857 sayılı İş Kanununun 5’inci maddesindeki eşit işlem borcuna aykırılık nedeni ile tazminat, 26/2 maddesindeki maddi ve manevi tazminat, 28’inci maddedeki belgenin zamanında verilmemesinden kaynaklanan tazminat, 31/son maddesi uyarınca askerlik sonrası işe almama nedeni ile öngörülen tazminat istekleri on yıllık zamanaşımına tabidir” demiştir (Yargıtay 9. H.D. E. 2010/42519, K. 2013/5654)

Kötüniyet tazminatında hak düşürücü süre yoktur.


9)  Kötüniyet Tazminatında Taraflar

 

Kötüniyet tazminatının bir tarafında işçi diğer tarafta işveren bulunmaktadır. İŞÇİ, 4857 sayılı İş Kanunu madde 2’ye göre “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye“ yine aynı maddeye göre İŞVEREN ise “İşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara “denir.

4857 sayılı İş Kanunun 17. Maddesinde iş sözleşmesi kötüniyetle feshedilen işçiye bildirim sürelerinin 3 katı tazminat ödeneceği belirtildiğinden kötüniyet tazminatı sadece işçi için söz konusu olacaktır.

İşçinin çalıştığı işyerinde alt işveren-üst işveren ilişkisi mevcutsa her ikisi de kötüniyet tazminatından birlikte sorumludurlar.(Yargıtay 9.H.D 2009/33243 Esas, 2009/25652 Karar)


10)  Kötüniyet Tazminatında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Kötüniyet Tazminatında Görevli Ve Yetkili Mahkeme için İş ve İş Hukuku | Giriş başlıklı yazımızı okumalısınız.

 


11)  Kötüniyet Tazminatında Dava Masrafları

 

Kötüniyet Tazminatında Dava Masrafları için İş ve İş Hukuku | Giriş başlıklı yazımızı okumalısınız.


12) Kötüniyet Tazminatında Avukat Ücretleri

 

Kötüniyet Tazminatında Avukat Ücretleri için İş ve İş Hukuku | Giriş başlıklı yazımızı okumalısınız.


13) Kötüniyet Tazminatında Dava Süresi

 

Kötüniyet Tazminatında Dava Süresi için İş ve İş Hukuku | Giriş başlıklı yazımızı okumalısınız.


14)  Kötüniyet Tazminatıyla İlgili Yargıtay Kararları

 

► Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 17.11.1998 gün ve 1998/13146- 16343 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle delil ve belgelerden davacının ispatla yükümlü olduğu öne sürülen davalının kötüniyetinin kanıtlanmamasına; salt başka bir kişinin hizmete alınmasının kötüniyetin varlığını göstermeye yeterli sayılmayacağına göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenin Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 199/9-47 Esas, 1999//490 sayılı Karar

 

► İş güvencesi kapsamında olan davacının işe iade davası kabul edilerek kesinleşmiş ve davacı işe başlatmama tazminatını tahsil etmiştir. Ayrıca kötüniyet tazminatına da hak kazanması olanağı yoktur. Bu nedenle kötüniyet tazminatı isteğinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2006/36771 Esas, 2007/372 sayılı Karar

 

► "Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin işverence kötüniyetli olarak sona erdirildiğini iddia ederek kıdem tazminatı dışında kötüniyet tazminatı istemiş, ihbar tazminatı talep etmemiştir. Her iki alacak farklı yasal dayanaklara tabi olup dava dilekçesinde talep olmadığı ve dava dilekçesinin ihbar tazminatı istemine yönelik olarak ıslah edilmediği halde usulünce talep edilmeyen ihbar tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır." Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/3398 Esas, 2014/7693 sayılı Karar

Hızlı Erişim