Muris Muvazaası ( Mirastan Mal Kaçırma ) Nedeniyle Tapu İptali ve Tazminat Davası, miras hukukunun en çok karşılaşılan dava türüdür.

Bu dava ile ilgili açıklamalara geçmeden önce miras hukukunu ilgilendiren temel kavramlara göz atmamız gerekir. Miras Hukuku başlıklı ana faaliyet yazımızda da belirtildiği üzere miras mirasçının ölümünden önce ölüme bağlı tasarruflarla yaptığı kazandırmaları konu edinmektedir.

Bu nedenlerle bazı temel kavramları yeniden incelemek gerekir.


Muris Muvazaası Nedir?

Miras bırakan ve sözleşmenin karşı tarafının görünürde bir sözleşme yapması ancak bu sözleşmenin arkasına asıl niyeti içeren başka bir sözleşmenin gizlenmesi şeklinde mirastan mal kaçırma olayı karşımıza çıkar.

Uygulamada oldukça fazla karşımıza çıkan bu durum muris muvazaası olarak nitelendirilir. Muvazaanın söz konusu olması için şu 3 şartın varlığı gerekir.

  • Tarafların gerçek iradeleri, yaptıkları görünürdeki işlemden farklı bir amaç barındırmalı,
  • Üçüncü kişileri aldatma amacı olmalı,
  • Tarafların muvazaalı işlem yapma konusunda kendi aralarında anlaşmış olmalı.

Görünürdeki işlem gerçek iradeyi yansıtmadığından, muvazaalı olduğundan, kesin hükümsüzdür. Gizli işlemin geçersizliği ise söz konusu işlemin şekil şartlarına uygun yapılıp yapılmadığına göre belirlenebilecektir.

Ayrıca muris muvazaası hukuki olarak nitelikli bir muvazaadır. Yine muris muvazaasına ilişkin olarak en önemli hususlardan biri, daha çok Yargıtay kararları çerçevesinde ve öğreti ile şekillenmiş olmasıdır.


Muris Muvazaası Nasıl İspat Edilir?

Muris muvazaasına ilişkin davanın kimler tarafından açılabileceğine ilişkin olarak Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarihli  2016/8375 Esas 2019/5325 Karar sayılı kararında, “Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, Görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanununun 706, Türk Borçlar Kanununun 237 ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.” denilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.2.2019 tarihli 2016/6207 Esas sayılı 2019/1460 Karar sayılı kararında: ” Somut olaya gelince; taraflar muris muvazaası hukuksal nedenine dayandıkları halde mahkemece muvazaa yönünden bir değerlendirilme yapılmış, iddia yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysaki muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalar tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilecektir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.” denilmiştir.

Buradan anlaşılabileceği gibi muris muvazaası tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilecektir. Ayrıca mirasçılardan her biri, tereke iştirak halinde olsa bile bu davayı tek başına açabilir. Yani her mirasçı diğerlerinin rızasına gerek duymadan, kendi miras payı oranında Tapu İptal ve Tescil davası açabilir. Bu dava taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Muris muvazaasında açılacak dava tapu sicilinin düzeltilmesi ve tescil davasıdır, miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir. Dava, zamanaşımı veya herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.


Muris Muvazaasında Asıl İradenin Nasıl Belirlenir?

Görüldüğü üzere muris muvazaasının temel unsurları; Görürdeki işlem, gizli işlem, muvazaa anlaşması ve mirasçıları aldatma kastı olarak sayılmaktadır. Burada asıl sorun gerçek iradenin nasıl tespit edileceği noktasındadır. Yine daha önceden belirttiğimiz gibi muris muvazaasına ilişkin hükümler daha çok Yargıtay içtihatları ile şekillenmektedir. Muvazaada asıl iradenin ne olduğunun anlaşılabilmesi için, esas alınması gereken olguların ne olduğu yine Yargıtay tarafından sıralanmıştır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.2.2018 Tarihli  2015/6238 Esas sayılı ve 2018/935 Karar nolu kararında: “Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki kişisel ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.”

Buna göre muris muvazaasında asıl iradenin tayini için;

  • Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri,
  • Toplumsal eğilimleri,
  • Olayların olağan akışı,
  • Miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,
  • Davalı yanın alış gücünün olup olmadığı
  • Satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, esas alınmalıdır.

Tasarrufta Bulunulabilecek Tasarruf Oranı Nasıl Hesap Edilir?

Muris muvazaasının konusunu miras bırakanın tasarrufta bulunabileceğini kısımdan daha fazlası üzerinde tasarrufta bulunması oluşturmaktadır. Bu nedenlerle miras bırakanın ne kadarlık bir tasarrufta bulunma hakkı olduğu tespit edilmelidir.

Tasarrufun oranının hesabında bir kısım kriterler bulunmaktadır.

Bunları sırasıyla değerlendirelim.


Terekeden İndirilecek ve Çıkarılacak Değerler Nelerdir?

  • Miras bırakanın borçları, tereke açıldığında çıkarılacak ilk değerlerdendir. Miras bırakanın söz konusu borçları faizleriyle birlikte terekeden karşılanır.
  • Cenaze ve defin giderleri. Orta halli cenaze giderleri bu kapsamda yer alır, bunu aşan cenaze masrafları terekeden düşülmez.
  • Terekeyi mühürleme ve defter tutma masrafları, talep üzerine gerçekleşecek bir tasarruf olup terekeden indirilecek değerler arasındadır.
  • Miras bırakanla beraber yaşayan ve bakımları üstlenilen kişilerin üç aylık geçim giderleri terekeden düşülür. Bu kişilerin miras bırakanın mirasçısı olması gerekmemektedir.

Miras Bırakanın Terekesine Eklenecek Değerler Nelerdir?

  • Denkleştirmeye tabi kazandırmalar terekeye eklenecek değerlerden biridir. Bunlar sağlar arası kazandırmalardır ve kazandırma yapılmış kişi mutlaka yasal mirasçı olmalıdır. Söz konusu kazandırmanın tamamı tereke eklenmelidir.
  • 3. Kişi lehine yapılmış, hayat sigortası alım değeri. Bu sigorta primlerini miras bırakanın sağlığında ödediği anlamına gelir ve yapılan kazandırma 3. Kişi lehine karşılıksız bir kazandırma olacaktır. Bu nedenle terekeye eklenecektir.
  • Tenkisi gerektiren sağlar arası kazandırmalar. Kural olarak tenkise konu olan kazandırmalar ölüme bağlı tasarruflardır yani miras bırakanın ölümü ile sonuç doğuracak tasarruflar tenkise konu olabilir. Ancak TMK madde 565 ile bir takım istisnalar getirilmiştir.

Madde 565- Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir:

  1. Miras bırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlar arası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
  2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,
  3. Miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
  4. Miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar.

Not: Denkleştirme hükümleri tenkis gibi emredici değildir ancak aksi kararlaştırılabilir. Yani miras bırakan denkleştirmeye tabi bir kazandırmayı denkleştirmeden muaf tutuyorum diyebilir. Bu durumda kazandırma denkleştirmeden muaf olacak ancak tenkise tabi olacaktır. Bu durum kazandırmaya sahip olanını yararına olacaktır çünkü denkleştirme yapılsaydı kazandırmanın tamamının iade edilmesi gerekecekti ancak, muaf tutulduğunda tenkise gidebilmek için bir saklı pay ihlali olmak zorunda.

Miras bırakanın alt soyu kural olarak denkleştirme yükümlüsüdür. Ancak ikinci ve üçüncü zümredekiler, denkleştirmeyle yükümlü kılınmadıkça yükümlü olmazlar.

Denkleştirme ilgili ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için Denkleştirme Davası başlıklı yazımızın incelenmesini tavsiye ederiz.


Mirastan Çıkarmanın Tasarruf Serbestisine Etkisi Nasıldır?

Mirastan çıkarılan mirasçı, muris öldüğünde mirasçı sıfatına sahip olamayacaktır. Ancak miras ve saklı pay hesabı yapılırken, çıkarılan mirasçının da saklı payı hesaplanır.

Bu saklı pay eğer miras bırakan herhangi bir tasarrufta bulunmamışsa tasarruf serbestisi kısmına eklenir. Ancak murisin öldüğü tarihte çıkarılan mirasçının alt soyu varsa bu saklı pay mirastan çıkarılanın alt soyuna geçecektir.

Mirastan çıkarılma durumu çıkarılanla aynı zümredeki diğer saklı paylı mirasçıların saklı pay oranlarını etkilemez. Ayrıca mirastan çıkarılan kişi artık mirasçılık sıfatını yitirdiği için tenkis davası açamaz.


Mirasın Reddinin Tasarruf Serbestisine Etkisi Nasıldır?

Mirasçının mirası reddetmesi durumunda, mirastan çıkarmadan farklı olarak mirası reddeden ile aynı zümrede yer alanların yasal ve saklı paylarında artış olacaktır, yani mirası reddeden kişinin saklı payı aynı zümrede yer alanlar arasında paylaştırılacaktır.


Mirastan Feragatin Tasarruf Serbestisine Etkisi Nasıldır?

Mirastan feragatin etkisi feragatin ivazlı ve ivazsız olmasına göre değişmektedir. İvazsız feragat mirastan çıkarılmanın birebir aynısıyken, ivazlı feragatin farkı, yine mirastan çıkarmada alt soy yokmuş gibi işlem yapılmasıdır.

Çünkü ivazlı feragat ile feragat edenin alt soyunun herhangi bir hak ve alacağı söz konusu olmayacaktır.


Yargıtay’ın Muris Muvazaası Olarak Kabul Etmediği Bazı Durumlar

  • Muvazaaya konu taşınmaz eğer miras bırakan tarafından değil bir başka üçüncü kişi  tarafından satılmışsa, taşınmazın parası miras bırakan tarafından ödense dahi muris muvazaası olduğu kabul edilmez.
  • Murisin bağışladığı para ile taşınmaz alınması durumunda muvazaa iddiası kabul edilmez.
  • Bağışlanan taşınmaz, tapuda resmi şekle uygun olarak devredilmişse muris muvazaası davası açılamaz ancak koşulları varsa mirasta tenkis davası açılabilir.
  • Miras bırakan taşınmaz hakkında ipotek veya kira sözleşmesi yapmış ve bu sözleşmeleri de tapuya şerh vermişse lehine ipotek veya kira sözleşmesi şerhi verilen kişiler aleyhine muris muvazaası davası açılamamaktadır.
  • Miras bırakanın borç senedi düzenlemesi durumunda da yine muris muvazaası davası açılamamakta sadece koşulları varsa tenkis davası açılabilmektedir.
  • Miras bırakan mirasçısından mal kaçırmak amacıyla kadastro tespiti esnasında taşınmazı bağışta bulunmak istediği kişi üzerine kaydettirmişse bu durumda da muris muvazaası davası açılamamaktadır. Bunun yerine tapu iptali ve tescili davası açılması gerekir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tazminat Davasında Hak Düşürücü Süreler

Muris Muvazaasına dayalı tapu iptali davaları için genel bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.


Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tazminat Davasında Dava Masrafları

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescili davalarında, harçlar iptali istenen taşınmazın değerine göre belirlendiğinden,  yani nispi nitelikli davalar olduğundan dava masrafları da buna göre değişmektedir.

Dava masraflarını hesap edebilmek için Masraf Tarifesi Başlıklı yazımızın incelenmesini tavsiye ederiz.


Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tazminat Davasında Avukat Masrafları ve Ücretleri

Muris muvazaası davalarında, dava değeri iptali istenen taşınmazın değerine göre belirlendiğinden,  yani nispi nitelikli davalar olduğundan avukat masrafları da buna göre değişmektedir.

Vekalet Ücretleri ve avukatlık masraflarını hesap edebilmek için Avukatlık Ücret Tarifesi Başlıklı yazımızın incelenmesini tavsiye ederiz.