İş Hukuku Ve İşçi Ve İşveren Davalarında Arabuluculuk konusu İş hukukunda arabuluculuğun zorunlu hale gelmesi ile önemli hale gelmiştir.  Bu nedenle bu yazıda, arabuluculuğa başvuru şartları, hangi dava ve uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğu, zorunlu arabuluculuk halleri, arabuluculuk süreci ve neticeleri açıklanacaktır. Arabuluculuk Kanunu olarak kısaltılan 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 07.06.2012 tarihinden kabul edilmiş ve 22.06.2012 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yine bu kanununa göre  Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununu Yönetmeliği 26.01.2013 tarihli ve 28540 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. İş Hukukunda Arabuluculuk ise hukuki statüsüne genel olarak 12.10.2017 tarihinde kabul edilen 6325 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile ulaşmıştır.


İş ve İşçi Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanmıştır.

Arabulucu, arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi ifade eder.

Arabuluculuk, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununda 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile değişiklikler yapılması üzerine ve arabuluculuk iş hukukundan doğan davaların büyük bir çoğunluğunda DAVA ŞARTI yani zorunlu hale gelmiştir. Yeni 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 3. Maddesinin ilk fıkrasında işçi veya işveren alacağı ve tazminatları ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Buna göre dava açmak isteyen işçi ve işverenler ve/veya vekil ve avukatları Yeni İş Mahkemeleri Kanununun 3. Maddesinin 2. Fıkrasına göre “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.”

Aşağıdaki dava ve işlerde arabulucuya başvurulmaması halinde davanız herhangi bir incelemeye tabi tutulmaksızın reddedilecektir.


İş ve İşçi Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Giren Davalar Nelerdir?

Arabuluculuk yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Öncelikle İş  ve İşçi Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk kapsamına giren davaları sıralayabiliriz. Buna göre aşağıdaki isteklerin öncelikle arabuluculukla çözümlenmesi zorunludur.

  1. İşe İade Davaları
  2. Boşta Geçen Süre Tazminatından Doğan Davalar
  3. İşe Başlatmama Tazminatından Doğan Davalar
  4. Kıdem Tazminatı Alacağından Doğan Davalar
  5. İhbar Tazminatından Doğan Davalar
  6. Kötüniyet Tazminatından Doğan Davalar
  7. Bakiye Süre Ücreti Alacağından Doğan Davalar
  8. Eşit Davranmama Tazminatından Doğan Davalar
  9. Sendikal Tazminattan Doğan Davalar
  10. Ücret Alacağından Doğan Davalar
  11. Fazla Mesai Ücretinden Doğan Davalar
  12. Yıllık İzin Ücretinden Doğan Davalar
  13. Yol ve Yemek Ücretinden Doğan Davalar
  14. Ulusal Bayram ve Genel Tatil ( UBGT ) Ücretindan Doğan Davalar
  15. Prim ve İkramiye Ücretinden Doğan Davalar

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı Dışındaki Davalar Nelerdir?

İş ve İşçi Hukukunda aynı maddenin 3. Fıkrasına göre ise iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatla bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk faaliyetinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.

  1. İş Kazasından Doğan Maddi Tazminat Davaları
  2. İş Kazasından Doğan Manevi Tazminat Davaları
  3. İş Kazasından Doğan Maluliyet ve İş Göremezlik Oranının Tespiti Davaları
  4. İş Kazasından Doğan Maluliyet Oranına İtiraz Davaları
  5. İş Kazası Nedeniyle İşverene ve Sair Kusurlu Kişilere Açılan Rücu Davaları
  6. Meslek Hastalığından Doğan Maddi Tazminat Davaları
  7. Meslek Hastalığından Doğan Manevi Tazminat Davaları
  8. Meslek Hastalığından Doğan Maluliyet ve İş Göremezlik Oranının Tespiti Davaları
  9. Meslek Hastalığından Doğan Maluliyet Oranına İtiraz Davaları
  10. Meslek Hastalığı Nedeniyle İşverene ve Sair Kusurlu Kişilere Açılan Rücu Davaları

İşe İade Davalarında Arabuluculuk

4857 sayılı İş Kanununun 21. Maddesine yeni eklenen fıkraya göre taraflar arabulucu huzurunda işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları durumunda işe başlatma tarihi, ücret ve diğer hakların parasal miktarı ve işe başlatmama tazminatı parasal miktarı belirlenmesi zorunludur. Bunlar belirlenmediği takdirde anlaşma sağlanmamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenecektir. İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hale gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olacaktır.


Arabulucu Nasıl Belirlenir ?

Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde bu arabulucu görevlendirilir.


Arabulucuya Nasıl Başvurulur?

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 5 fıkrasında arabuluculuğa başvuru düzenlenmiştir. Anılan fıkraya göre “Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.”  şeklinde düzenlenmiştir.

Görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüdür. Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 17. Fıkrasına göre “Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.”


Yetkili Arabuluculuk Bürosu Neresidir?

Yeni İş Mahkemeleri Kanununda arabuluculuğa başvuruda hangi yer arabuluculuk bürosunun yetkili olduğu düzenlenmiştir. Arabuluculuğa başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılacaktır. Yetkili arabuluculuk bürosu karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosudur.

Arabuluculukta yetki itirazı Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 9. Fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan fıkra aynen şu şekildedir.” Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden araştırmaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere dosyayı büroya teslim eder. Mahkeme harç almaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve onuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. “


Arabuluculuk Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 10. Fıkrasına göre arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 1 hafta daha uzatılabilir.


Arabuluculukta Taraflar Kimlerdir?

Yeni İş Mahkemeleri Kanunuyla iş hukukuna getirilen arabuluculuk faaliyetinin bir tarafında işçi diğer tarafta işveren bulunmaktadır. Arabulucu ise taraflara eşit uzaklıkta bulunmaktadır. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir.

Kanunda alt işveren ve üst işveren ilişkisinin bulunması durumunda arabuluculuk faaliyetinin nasıl yürütüleceği konusunda çözüm getirilmiştir. Kanunda yer alan hüküm uyarınca” Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı halinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır. “ şeklinde düzenleme yer almıştır.


Arabuluculuk Süreci Nasıl Sonuçlanır?

Öncelikle ifade etmekte fayda var ki, ister zorunlu olsun ister ihtari olsun taraflar arabuluculuk aşamasında uzlaşma zorunda değillerdir. Yine bir tarafın diğer tarafı uzlaşma zorlaması da mümkündür. Bu ilkeler etrafında bir tarafın istekleri kabul edilsin ya da edilmesin, arabuluculuk sürecine istediği anda ve hiç bir açıklama yapmaksızın son verme hakkı bulunmaktadır. Zorunlu arabuluculukta da durum böyledir. Zorunlu arabuluculukta taraflar arabuluculuğa başvurmak zorunda iseler de uzlaşma kousunda herhangi bir mecburiyetleri yoktur.

Buna göre İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 11. Fıkrasına göre arabulucu taraflara ulaşılamaması ( Müzakere Edilmeden Anlaşamama), taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ( Müzakere Edilmeden Anlaşamama) veyahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması ( Müzakere Sonucu Anlaşma) veya varılamaması ( Müzakere Sonucu Anlaşamama) hallerinde arabuluculuk faaliyeti sona ermektedir. Bu halde arabulucu tarafından son tutanak düzenlenerek durum Arabuluculuk Daire Başkanlığına bildirir.


Arabuluculuk Uzlaşma Tutanağı Mahkeme Kararı Hükmündedir

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18. maddesine göre davadan önce arabulucunun görev yaptığı yargı çevresindeki sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında uzlaşılmış ise davanın görüldüğü mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınan  Arabuluculuk Uzlaşma Tutanağı Mahkeme Kararı Hükmündedir.

İcra edilebilirlik şerhini taraflar alır. Arabulucunun bu yönde bir yetkisi ve hakkı bulunmamaktadır.

Buna göre taraflar uzlaşma tutanağında belirlenen tutarların ödenmemesi ya da işe başlatılmaması halinde, ilgili işçi ya da işveren veya avukatları tarafından icra edilebilirlik şerhi alınarak doğrudan ve herhangi bir mahkemeden karar alınmasına gerek kalmadan İcra ve İflas Kanununun 32. maddesine göre İLAMLI İCRA takibi başlatabilirler. Bu takibe borçlunun itiraz etmesi genel olarak mümkün değildir. Buna rağmen itiraz edilmesi halinde itiraz icra takibini durdurmaz.


Arabuluculukla Çözülen Sorunla İlgili Tekrar Dava Açılabilir Mi?

Arabuluculukla İlgili Çözülen Sorunla İlgili Tekrar Dava Açılamaz. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/5. maddesi hükmüne göre  “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” Arabuluculuk Faaliyeti ile sonuçlanmış bir uyuşmazlık için yeniden dava açılması halinde mahkeme 6100 Sayılı Kanunun 114/1-i ve 114/2. maddeleri gereğince Kesin Hüküm Nedeniyle DAVANIN REDDİNE karar verir. Buna rağmen arabuluculuk tutanağının sözleşmesel niteliği nedeniyle iradeyi sakatlayan nedenlerle iptali için dava açılması belirli şartlar altında mümkündür.


Arabuluculuk Ücreti Ne Kadardır?

Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olmamak üzere, anlaşılan tutarın %6’sıdır. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir.

Kanunda taraflardan birinin veya her ikisinin birden ilk toplantıya katılmaması halinde açtığı davada bütünüyle haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olacaktır. Davada kendisini vekil ile temsil etse bile avukatı için herhangi bir ücret belirlemesi yapılmayacaktır.


Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?

Yeni İş Mahkemeleri Kanunuyla getirilen yeni düzenleme de Arabuluculuk Ücreti hususunda düzenlemeye yer verilmiştir. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşmaları halinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Buna rağmen işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda işverenin arabuluculuk ücretini de karşılaması doğal bir istek olarak da değerlendirilmektedir. Buna rağmen işçi işveren dosyası da olsa bir tarafın diğer tarafın arabuluculuk ücretini ödemesi için yasal zorlayıcı bir neden yoktur. Fakar arabuluculuğun bütünüyle tarafların iradesine ve isteğine bağlı bir süreç olduğunu unutmamak gerekir.

Zorunlu arabuluculuk dosyalarında tarafların anlaşamamaları halinde arabuluculuk ücreti ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.