Miras Hukuku

// Miras Hukuku

Miras Hukuku | Avukatı bölümü, Miras Hukuku konusunda bir temele sahip olunması gerektiği düşüncesi ile kaleme kalınmıştır 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 495- 682. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu yazıda miras paylaşımına ilişkin davalar ismen zikredilmiş olup, mirasçıların miras payları, kadının miras mirasçılığı,, mirasın paylaşılması ve miras hukuku genel hatları ile açıklanmıştır. Miras hukukundan doğan her bir dava ayrı bir yazının konusunu oluşturacaktır.


a-Miras Davası | Davaları

 

Miras Davası ve Davaları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun değişik maddelerine göre açılmaktadır. Buna rağmen medeni kanunda bu isimde ayrı bir dava çeşidi yoktur. Buna karşılık yaşanan sorunun hukuki mahiyetine ve yapılmak istenen nihai hedefe göre aşağıda gösterildiği gibi isimlendirilecektir.

 

Miras Paylaşımı Davaları, miras taksiminin tarafların iradesine göre yapılamaması ve hal ve şarta göre yapılmasının da mümkün olmaması durumunda açılan davalardır. Mirastan mal kaçırma davası muris muvazaası şeklinde ortaya çıkmaktadır. Murisin ölüme bağlı tasarruflarla ya da ölmeden önce yapmış olduğu hukuki işlemlerle terekeden mal kaçırmak için hileli satış ve bağışlama işlemleri yapmış olması halinde tapu kaydı hukuka aykırı olarak üzerine devredilen kişiye, bu kişi ölmüş ise yasal mirasçılarına karşı Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptali ve Tescili Davası açılmalıdır. Miras Hukukunu ilgilendiren dava çeşitleri aşağıdaki gibi sıralanabilir. Bu davalarla ilgili açıklamalar ilgili yazı içeriğinden ulaşabilirsiniz.

1.  Veraset İlamı ( Mirasçılık Belgesi )

2.  Terekenin Tespiti Davası

3.  Ortaklığın Giderilmesi ( İzale-i Şuyu ) Davası

4.  Tasarrufun İptali Davası

5.  Tenkis Davası

6.  Denkleştirme Davası

7.  Mirastan Mal Kaçırma Davaları

8.  Muris Muvazaası Davaları

9.  Miras Nedeniyle İstihkak Davası

10. Çekişmesiz Yargı İşlerinden Doğan Miras Davaları


b- Miras Payları

 

Miras Paylaşımının doğru ve hakkaniyetli bir şekilde yapılabilmesi için öncelikle mirasçıların miras payları ve miras hakları belirlenmelidir.

 

Miras Payları Medeni Kanunun 495, 496, 497, 498, 499, 500 ve 501. maddelerinde gösterilen yasal mirasçıların paylarına göre ve yasal mirasçıların saklı paylarına göre belirlenmektedir. Yasal mirasçılar arasında birinci zümreyi miras bırakanın alt soyu yani mirasçının çocukları, ikinci zümreyi miras bırakanın anne ve babası, üçüncü zümreyi miras bırakanın kardeşleri, dördüncü zümreyi miras bırakanın büyükbaba ( dede ) ve büyük anne ( babaanne ve anneanne ) oluşturur.  Evlilik dışı hısımlar baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar. Sağ Kalan eşin mirasçılığı birlikte mirasçı olduğu zümreye göre farklı oranlarda mirasçı olacaktır. Evlatlığın mirasçılığı ise kan hısımlığı ile aynı hükümlere tabiidir. En sonra mirasçı ise devletin mirasçılığıdır. Şimdi Yasal Mirasçıların miras oranlarını inceleyelim.


a.1. Sağ Kalan Eşin Miras Hakkı

 

Sağ kalan eşin miras hakkı Medeni Kanun 499. Maddesinde düzenlenmiştir. Sağ kalan eşin zümresi doğal olarak yoktur. Bu nedenlerle eğer miras bırakan kişi evli ise bu hald sağ kalan eşin miras payı hangi zümre ile bilrikte mirasa ortak olmuş ise ona göre farklılık arzedecektir. BUna göre sağ kalan eşin miras hissesi şu şekilde olacaktır.

 

► Çocuklarla birlikte mirasçı ise Mirasın %25'i sağa kalan eşe kalacaktır. Bu halde çocuk sayısının az ya da çok olmaısna bakılmaksızın kadının miras hakkı yasa koyucu tarafından korunmuş olmaktadır.

 

► Anne ve Baba ile Mirasçı ise mirasın %50'si sağ kalan eşe kalacaktır.

 

► Büyükanne ve Büyükbaba ve onların alt soyu ile birlikte mirasçi ise Mirasın %75'i sağ kalan eşe kalacaktır.

 

► Hiç bir mirasçısı yoksa mirasın tamamı  yani %100'ü sağ kalan eşe kalacaktır. Bu halde devletin bir miras hissesi bulunmamaktadır.


 

a.2. Kadının Miras Hakkı

 

Kadının miras hakkı ülkemiz gibi gelişmekte olan toplumlarda çoğunlukla farklı düzenlendiği  zannedilen bir konu ise de erkek ve kadının miras hakkı konusunda Medeni Kanunumuz herhangi bir ayrım koymamıştır. Kadın ister baba mirası yönünden mirasçı olsun, isterse koca mirası söz konusu olsun her iki durumda da erkekler ile aynı miras haklarına sahiptirler. Böyle olması hem yasa hem de hakkaniyet gereğidir. Kadın ister ekonomik faaliyet içinde bulunsun ister bulunmasın, eş olarak üye olduğu aile birliğinin yönetilmesinde eşit olarak katılmalıdır.


a.3. Doğmamış Çocuğun ( Ceninin ) Miras Hakkı

 

Doğmamış Çocuğun Miras Hakkı’nın bulunması için çocuğun öncelikle medeni kanun anlamında kişilik kazanması gerekmektedir. Medeni Kanunun 28. Maddesinde “Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.”  Denilmiştir.

 

Medeni Kanunun 582. Maddesine göre cenin, sağ doğmak koşuluyla  mirasçı olabilecektir. Ölü doğan bir çocuk mirasçı olamayacağı gibi mirası da doğal olarak üst soyuna geçmeyecektir.


a.4. Baba Mirası

 

Baba Mirası çocukların mirasçılığının incelendiği Medeni Kanunun 495. Maddesinde düzenlenmiştir. Baba mirası mirasçının çocuklar olması halinde çocuklara kalan mirası nitelendirmektedir. Bu durumda bahsettiğimiz üzere başka zümrelerde mirasçı olup olmadığına bakılmaksızın bütün miras çocuklara kalacaktır. Miras paylaşımı nasıl yapılacağı aşağıda incelenecektir. Bu çocukların ölen kişinin eşi ile anneleri ya da üvey anneleri ile mirasçı olmaları halinde miras payları terekenin %75’i ile sınırlı olacaktır. Baba ölünce miras paylaşımı ve babadan kalan miras nasıl paylaşılır sorularına doğru bir cevap edinebilmek için tüm tarafların yasal mirasçılık durumları, ölüme bağlı tasarruf yapılıp yapılmadığı, saklı paylara tecavüz edilip edilmediği, muvazaalı satış ve muris muvazaası yapılıp yapılmadığı, kız çocuğuna miras vermemek için hileli yollara başvurulup vurulmadığı gibi tüm hususlar miras avukatı tarafından dikkatlice değerlendirilmelidir.

 

Şu gözden uzak tutulmamalıdır ki baba sağ iken miras paylaşımı yapılması mümkün olmadığı, gibi miras bırakan sağ iken babasından kalacağı düşünülen mallar için dava açılması mümkün değildir. Buna rağmen baba’ya düzensiz yaşamı nedeniyle vasi veya yasal danışman atanması söz konusu olabilir.


a.5. Anne ve Babanın Miras Hakkı

 

Mirasçının alt soyundan çocuğu ya da evlatlığının olmaması halinde miras ölen kişinin anne ve babasına kalmaktadır. Bu halde anne ve babanın ölen kişinin eşi ile mirasçı olması halinde miras payları terekenin %50’si ile sınırlı olacaktır.


a.6. Kardeşlerin Miras Hakkı

 

Ölen kişinin altsoyu ve anne ve babasının bulunmaması halinde miras ölen kişinin kardeşlerine de kalabilecektir. Burada kardeşler, anne ve babalarının mirasçıları olarak kardeşlerinin mirasını almaktadırlar. Kardeşlerin anne ve babaları sağ iken miras alabilmeleri mümkün değildir. Anne ya da baba tarafından hiç mirasçı bulunmaması halinde bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır. Kardeşlerin bu şekilde ölen kişinin eşi ile mirasçı olması halinde miras payları terekenin %50’si ile sınırlı olacaktır.


a.7. Büyükbaba ve Büyükanne'nin Miras Hakkı

 

Büyükbaba ve Büyükannenin Miras Hakkı Medeni Kanunun 497. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları büyükanne ve büyükbabalarıdır. Bu kişiler mirası eşit olarak paylaşırlar. Bunların miras bırakandan önce ölmüş olması halinde bu kişilerin altsoyları bu hisseye halef olurlar. Anne veya baba tarafından olan büyükanne ve büyükbabaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüşlerse bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.


a.8. Evlilik Dışı Doğan Çocukların Miras Hakkı

 

Evlilik Dışı Doğan Çocukların Miras Hakkı eğer soybağı tanıma veya hakim kararı ile kurulmuş ise baba yönünden evlilik için hısımlar gibi mirasçı olurlar. Bu halde miras bırakanın nüfusuna kayıtlı olmayan çocuğu babasının mirasına evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olurlar.


a.9. Evlatlığın Miras Hakkı

 

Evlatlığın Miras Hakkı Medeni Kanunun 500. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre evlatlık ve evlatlığın altsoyu evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olurlar. Buna karşılık evlatlığın evlatlık geldiği ailedeki mirasçılığı da son bulmayacaktır. Buna karşılık Evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamazlar.


b. Mirasçıların Saklı Payları

 

Mirasçıların saklı payları, miras bırakının ölüme bağlı tasarrufta bulunurken yani vasiyetname yaparken üzerinde tasarrufta bulunamayacağı kısmı ifade eder. Saklı paylar kanuni mirasçılar için söz konusudur. Buna göre Medeni Kanunun 506. Maddesine göre yasal mirasçıların saklı payları aşağıdaki gibidir.

►  Altsoy için Yasal Miras Payının 1/2‘si

►  Anne ve Babadan Her biri İçin yasal miras payının ¼’ü

►  Kardeşler için Yasal Miras Payının 1/8’i

►  Sağ Kalan Eşin Saklı Payı altsoy, anne ve baba zümresiyle birlikte mirasçı ise yasal miras payının tamamı (4/4’ü ) , diğer hallerde yasal miras payının 3/4’ü


c. Miras Ortaklığı

 

Murisin vefatı ile birden çok mirasçı kalmış ise bu halde mirasçılar arasında Miras Ortaklığı adı altında adi ortaklık meydana gelir. BU ortaklar terekeye elbirliği ile sahip olurlar. Kanun ve varsa eğer sözleşmeden doğan temsil ve yönetim yetkileri saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte ( Hep Birlikte ) tasarruf edebilirler. Bu halde başka bir mirasçının izin ve onayı olmadan miras hissesinin satılması, bağışlanması gibi tasarruf işlemlerinin yapılması mümkün değildir.

 

Miras Ortaklığında mirasçılar tek başlarına ya da hep birlikte sulh mahkemesine başvurarak mirasın paylaşılmasına kadar terekeye bir mirasçı atanmasını, terekedeki malların korunmasını, acze düşen bir mirasçının alacaklılarından terekenin korunması için tedbir alınmasını talep edebilirler.


d. Veraset İlamı | Mirasçılık Belgesi

 

Mirasçılık Belgesi Veraset ilamı yasal mirasçıların miras paylarını gösteren belgeye denilmektedir. Bu belge Türk Medeni Kanunun 598. maddesine göre ve Noterlik Kanunun 71/A maddesine göre noterler ve Sulh Mahkemeleri tarafından verilmektedir. Buna rağmen Mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması veya mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi durumunda, mirasçılık belgesi noterler tarafından verilemez. Bu halde taraflar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 382. Maddesine göre çekişmesiz yargı işlerinden sayılır ve 383 ve 384. Maddesine göre talepte bulunanın veya ilgililerden birinin ikametgahının bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesinden veraset ilamı talep edebilirler.

 

Alınan veraset ilamının hukuka uygun olmaması halinde tarafların itiraz ve istinaf ( temyiz ) hakları saklıdır.

 

Veraset ilamı mirasçıların yasal miras payları göz önüne alınarak düzenlenmektedir. Mirastan feragat gibi sözleşmelerin mirasın paylaşılması aşamasında göz önünde bulunduğundan veraset ilamında feragat nedeniyle miras hissesinin iptaline ilişkin bir kayıt konulamaz.


e. Miras Paylaşımı

 

Miras Paylaşımı Nasıl yapılır sorusuna cevap verebilmek için önce yukarıda zikredilen veraset ilamı alması, terekenin ne durumda olduğu, borca batık olup olmadığı bilinmiyorsa terekenin tespiti davası açılması, terekenin tespitinden sonra, ölüme bağlı tasarruf ( vasiyetname v.s. ) olup olmadığının tespit edilmesi, sulh ile mal paylaşımı ( rıza-i taksim ) yapılma yollarının tüketilmesi ( Yasal Olarak Böyle Bir Zorunluluk Yoktur) ve mal paylaşımının bu şekilde yapılmasının mümkün olmaması halinde de duruma göre Ortaklığın giderilmesi ve/veya diğer davaların açılması gerekecektir.

 

Rızai taksim           : Mirasçıların bir araya gelerek her bir taşınmasın ne şekilde paylaştırılacağına dair aralarında fikir birliğine varmaları ve bu şekilde tapuya giderecek taşınmazların mirasçıların üzerlerine geçirilmesidir.

 

Terekenin Tespiti : Terekenin tüm aktif ve pasifi ile tespit edilmesi hem reddi miras ( Mirasın Reddedilmesi ) yapılıp yapılmayacağı açısından hem de kime ne kadar ve neyin miras kalacağı açısından önemlidir. Bu nedenlerle miras bırakanın tüm alçak ve borçlarının tespit edilmesi hakkaniyetli ve doğru bir taksim için zorunludur.

 

Ortaklığın ( Şüyuun ) Giderilmesi      : Mirasçıların mirası rızai taksim ile paylaşamamaları halinde herhangi bir mirasçı ya da mirasçıların tamamı yetkili ve görevli sulh hukuk mahkemesine dava açarak belirli bir mal üzerindeki ortaklığın aynen taksim bu mümkün olmadığı takdirde şatış yoluyla ortaklığının giderilmesi için dava açmaları gerekecektir.

 

Tapu İptali ve Tescili Davaları : Murisin ölüme bağlı tasarruflarla terekeye dahil olması gereken bir malı, hileli sözleşmelerle bir başka mirasçıya ya da mirasçı dışında bir üçüncü kişiye devretmesi nedeniyle doğan davalardır.

 

Tazminat Davaları                       : Tapu iptali davası açılarak tapunun iptal edilecek davacı mirasçılara verilmesinin mümkün olmaması ya da mirasçının tescil yerine tapu iptalini istediği durumlarda açılan davalardır. Bu halde davacı mirasçı lehine miras hissesine uygun olarak bir tazminata hükmedilmektedir.


f. Miras Paylaşımında Anlaşmazlık

 

Miras Paylaşımında Anlaşmazlık hallerinde her bir mirasçı, öncelikle sulh ile çözülen her sorunun daha ekonomik olduğunu bilmeleri yararlarına olduğunu unutmamaları gerekir. Uyuşmazlığın sulh ile çözülememesi halinde aşağıda izah edildiği gibi, mahkeme, avukat ve arabuluculuk masrafları ödemek zorunda kalacaklardır.


g. Miras Hukukunu İlgilendiren Çekişmesiz Yargı işleri

 

Miras Hukukundan doğan çekişmesiz yargı işleri Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. Maddesinde gösterilmiştir.

 

1.  Sulh hâkimi tarafından resmî vasiyetname düzenlenmesi; el yazısı ile vasiyetnamenin sulh hâkimi tarafından saklanması; sözlü vasiyetname tutanağının sulh veya asliye mahkemesine tevdiî.

2.  Vasiyeti yerine getirme görevlisine görevinin bildirilmesi

3.  Vasiyeti yerine getirme görevlisinin tereke malları üzerinde tasarruf etmesine izin verilmesi.

4.  Gaibin mirasçılarına, gaibe düşen miras payının teslim edilmesi.

5.  Tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine ulaşmasını sağlamak için önlem alınması.

6.  Mirasçılık belgesi verilmesi.

7.  Terekenin yazımı işleminin sona erdiğinin mirasçılara bildirilmesi, mirasın reddi beyanının tespiti ve tescili; mirasın reddinin, mirası reddeden kişiden sonra gelen mirasçılara bildirilmesi; mirasın reddi süresinin uzatılması

8.  Terekenin resmî defterinin tutulması.

9.  Sulh hâkiminin özellikleri olan eşyanın mirasçılardan birine tahsis edilmesi veya satılmasına karar vermesi.

10. Mal ortaklığında eşlerden birinin mirası reddine izin verilmesi

11. Reddolunmuş mirasın tasfiyesinin, mirasçılardan birinin mirası kabul talebi üzerine mahkeme tarafından durdurulması.


h. Çekişmesiz Yargı İşlerinde Görevli Ve Yetkili Mahkemeler

 

Çekişmesiz yargı işlerinde yetkili ve görevli mahkemeler 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. Ve 384. Maddelerinde gösterilmiştir.

 

Görevli Mahkeme HMK’nın MADDE 383. Maddesine göre ve aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemeleridir.

 

Yetkili Mahkeme, HMK’nın MADDE 384. Maddesine göre kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesidir.


i. Miras Davaları | Görevli Mahkemeler          

 

Miras hukukun genel görevli mahkemeler asliye hukuk mahkemeleridir.

 

►Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

 

► Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi giren dava ve işler HMK 4. Maddesinde ve yasanın  diğer hükümlerinde belirtilmiştir.


j. Miras Davaları | Yetkili Mahkemeler

 

Miras Hukukundan kaynaklı çekişmesiz yargı işlerinin dışında mirasçıların birbirlerine veya miras hukukundan kaynaklı olarak 3. Kişilere karşı açtıkları davalarda yetkili mahkemeler HMK’nın 11. Maddesinde gösterilmiştir.

 

(1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir:

 

a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar.

 

b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar.

 

(2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir.

 

(3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.


k. Miras Davası | Yargılama Masrafları

 

Yukarıda çekişmesiz yargı işlerine girdiği belirtilen dava ve taleplerde maktu harç ve tarifeye göre belirlenen tutarda gider avansı alınır. Gider avansı dosyadaki taraf sayısına göre değişecektir. 2 taraflı bir dosyada 2017 yılı ücret tarifesine göre keşif ve bilirkişi masrafları hariç olmak üzere takriben 300,00TL’dir. Buna rağmen davanın tarafları, delil listesinin genişliği, getirtilecek delilerin niteliği ve bulundukları yerler, mahallinde keşif icra edilip edilmeyeceği, tanık dinlenip dinlenmeyeceği dava masrafına etki eden kalemlerdir.

 

Dava harcının nispi olarak değerlendirildiği tazminat davası ve tapu iptali gibi dosyalarda ise dava değeri oranında mahkemeye peşin harç yatırılması gerekmektedir. Peşin harç dava değerinin %0.54’ü oranındadır. 10.000,00TL’lik bir tazminat davasında takriben 171,00TL nispi peşin harç ödenecektir.

 

Çekişmesiz yargı işlerine tabi talepler maktu harca tabii iken, tarafların birbirlerine karşı açmış oldukları ve dava sonucunda tazminat ve tapu gibi sonuçların talep edildiği davalarda nispi peşin harç alınacaktır.


l. Miras Davası | Vekalet Ücretleri

 

Miras Davası | Vekalet Ücretleri, Avukatlık Kanununun 164. Maddesine göre dava değerinin %10 ila %25 arasında belirlenecektir. Bu tutarlar yasa tarafından belirlenen oranlar olup altında ya da üstünde avukat ücreti belirlenmesi mümkün değildir.


m. Miras Hukuku Avukatı

 

Miras Hukuku Avukatı, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 495- 682. Maddeleri arasında düzenlenen miras hukuku hükümlerine ve sair mevzuatta belirlenen hükümlere göre, dava ve tüm takip ve icra işlemlerini yapan, verilen kararların infazını sağlayan ve denetleyen hukuk kişiliğidir. ÖCAL Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu | Avukat Arabulucu Sebahattin ÖCAL ile çalışmak isterseniz tarafjmıza iletişim bilgilerimizden ulaşabilirsiniz.

 

Hızlı Erişim