DAVALAR

// Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkma Davası

Limited şirket ülkemizde en çok ortaya çıkan ortaklık türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuruluş kolaylığı, tüzel kişilik ve alacaklılara karşı şirketin sadece malvarlığı ile sorumlu olması bu ortalık türünü diğer ortaklık türlerine göre daha cazip kılmaktadır.  Anonim ortaklıklar bakımından çok önem arz eden sermayenin korunması ilkesi limited ortaklıkta vazgeçilmez bir ilke değildir. Bu durum, limited şirketlerde ortaklıktan çıkmayı anonim ortaklığa göre mümkün hale getirmektedir.  Limited şirkette ortakların limited şirketten ayrılması ise iki yolla olur: Bunlar esas sermaye payının devri ve şirketten çıkmadır. Bu yazımızda çıkma alt türleri ile birlikte incelenecektir. Çıkma, şirket sözleşmesinde bir sebebe bağlı olarak veya sebepsiz şekilde tanınabilir. Şirket sözleşmesinde hiç tanınmamış olsa bile haklı sebebe dayanarak her zaman gerçekleşebilir. Veyahut çıkma, çıkmaya katılma yolu ile gerçekleşebilir.


1) LİMİTED ŞİRKETTE ORTAKLIKTAN ÇIKMANIN HUKUKİ DAYANAĞI

 

Limited şirkette ortaklıktan çıkma 6102 sayılı Tük Ticaret Kanunun 638. maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 638:

 

1- Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.

2- Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.

 

Limited şirkette ortağın çıkması iki durumda mümkündür;

 

1) Şirket sözleşmesinde çıkma hakkının düzenlenmesi hallerinde

2) Haklı sebeplerin varlığı halinde


2) ŞİRKET SÖZLEŞMESİNDE ÇIKMA HAKKININ DÜZENLENMESİ HALİ

 

Şirket sözleşme ilişkileri kapsamında çıkmanın en tipik hali şirket sözleşmesinde ortaklara tanınan ve genellikle belli sebeplere dayalı çıkma hakkıdır. Bunları şirket sözleşmesinde belirlenen geçerli sebepler şeklinde nitelendirilebilir. Bunun dışında şirketin bölünmesi, başka bir şirketle birleşmesi veya tür değiştirmesi gibi yeniden yapılandırma halleri de sözleşme ilişkileri kapsamında çıkmanın tanınabileceği ve düzenlenebileceği durumlardır.

 

 

2.1) Yeniden Yapılandırma Sözleşmeleriyle Tanınan Çıkma Hakkı

2.1.1) Birleşme

 

Şirketlerin birleşmesi üzerine ortakların çıkma hakkı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 141. Maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde aynen şu şekildedir;

"(1) Birleşmeye katılan şirketler, birleşme sözleşmesinde, ortaklara, devralan şirkette, pay ve ortaklık haklarının iktisabı ile iktisap olunacak şirket paylarının gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi arasında seçim yapma hakkı tanıyabilirler.

(2) Birleşmeye katılan şirketler birleşme sözleşmesinde, sadece ayrılma akçesinin verilmesini öngörebilirler."

 

Bu madde uyarınca birleşmeye katılan şirketlerin ortaklarına, birleşme sözleşmesinde devralan şirkette pay ve ortaklık haklarının iktisabı veya iktisap olunacak şirket paylarının gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi alıp çıkmak arasında seçim yapma hakkı tanınabilir. Bu durumda ilgili ortak ya birleşmeye muvafakat ederek devralan şirkette veya birleşme yoluyla yeni kurulacak şirkette ortak olacak ya da birleşme sözleşmesinde devralınacak payların gerçek değerine denk düşecek şekilde kararlaştırılan ayrılma akçesini seçerek şirketten çıkabilecektir.

 

2.1.2) Bölünme

 

Şirket bölünmelerinde ortakların çıkma hakkına sahip olup olmadığı açıkça düzenlenmiş bir husus değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 161. Maddesi incelendiğinde şirketlerin bölünmesinde ortaklara ayrılma akçesini alıp çıkma hakkı tanınmamıştır. Anılan madde aynen şu şekildedir;

 

"(1) Tam ve kısmi bölünmede şirket payları ve hakları 140 ıncı madde uyarınca korunur.

(2) Devreden şirketin ortaklarına;

a) Bölünmeye katılan tüm şirketlerde, mevcut payları oranında şirket payları veya

b) Bölünmeye katılan bazı veya tüm şirketlerde, mevcut paylarının oranına göre değişik oranda şirket payları,

tahsis edilebilir. (a) bendindeki bölünme “oranların korunduğu”, (b) bendindeki bölünme ise “oranların korunmadığı bölünme”dir.

 

Maddenin gerekçesi incelendiğinde “ Oranın korunmadığı bölünmede bazı ortaklar, devralan veya yeni kurulan şirkette pay iktisap ederek bölünen (devreden) şirketten tamamen ayrılabilirler.” mutabakatın sağlanması halinde ortakların ayrılabileceği hususu belirtilmiştir. Böylece şirketin bölünmesi durumunda sözleşmeyle veya mutabakatla ortağın şirketten ayrılabileceği düzenlenmişse ortak şirketten ayrılabilecektir.

 

2.1.3) Tür Değiştirme

 

Ticaret şirketlerinde tür değiştirme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 180-190. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Maddeleri ve madde gerekçeleri incelediğimizde ortaklıktan çıkma hakkı düzenlenmemiştir. Ancak sözleşme serbestisinin varlığı ve sözü geçen maddelerde ortaklıktan çıkma konusunda yasaklamanın söz konusu olmamasından dolayı şirketlerin tür değiştirme söz konusu olduğunda ortaklar sözleşmeyle veya mutabakata vararak şirketten çıkabileceklerdir.

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 191. Maddesi ortak hükümler başlığı altında düzenlenmiştir. Madde uyarınca birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının uygun belirlenmemiş olması halinde, her ortak, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, uygun bir denkleştirme akçesinin saptanmasını isteyebilecektir.

2.2) Şirket Sözleşmesinde Öngörülen Sebeplere Dayalı Çıkma

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. maddesinin birinci fıkrasına göre limited şirket sözleşmesinde haklı nedenler olmaksızın ortaklar için çıkma hakkının tanınabileceği öngörülmektedir. Anılan madde aynen şu şekildir;

"(1) – Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir."

Çıkma hakkı ayrıca limited şirket sözleşmesinin içeriğine ilişkin şirket sözleşmesinde öngörülmeleri hâlinde tüm ortaklar açısından bağlayıcı nitelikte hükümleri düzenleyen TTK m. 577’de karşımıza çıkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 577. Maddesi k bendine göre “Çıkma hakkının tanınması ile bunun kullanılmasının şartları, bu hallerde ödenecek olan ayrılma akçesinin türü ve tutarı” şirket sözleşmesinde öngörülmesi halinde bu hüküm taraflar için bağlayıcı olacaktır.

 

TTK m. 638 kapsamında ortaklara şirket sözleşmesiyle tanınan çıkma hakkının kullanımın belirli şartlara bağlanabilmesine izin verilmiştir. Dolayısıyla sözleşmede düzenlendiği takdirde bağlayıcı olan bu hakkın, ortaklık sözleşmesinde ne şekilde düzenleneceğine ilişkin bir şart öngörülmemiş olup bu husus kurucuların veya sonradan çıkma hakkı getiriliyorsa ortakların takdirine bırakılmıştır. Ortaklar şirket sözleşmesiyle dilerse şartsız olarak çıkma hakkını tanıyabilecekleri gibi, dilerse bildirim, süre, ödeme gibi hususlarda emredici hükümlere aykırı olmayan diledikleri şartları getirebilirler.

 

Çıkma hakkının kullanılması belirli bir süre için kısıtlanabileceği gibi varsa sözleşmede öngörülen sebebin, sözleşmede çıkma sebebi yoksa çıkma isteğinin belirli bir süre önceden bildirilmesi ya da çıkma bildiriminin belirli süre sonra hüküm doğuracağı şirket sözleşmesinde kararlaştırılabilir.

 

 Çıkma bildiriminin yapılmasında sözlü, tek taraflı irade beyan yeterli görülebileceği gibi bildirimin özel şarta, mesela taahhütlü mektupla ya da noter aracılığıyla yapılacağının kabul edilmesi, hatta haklı sebeple çıkma hâlinde olduğu gibi mahkemenin ya da çıkmaya karar vermek üzere hakemin yetkilendirilmesi mümkündür. Böyle bir şartın öngörülmesi, sözlü bildirimin şirket tarafından dikkate alınmaması ya da şirketin çıkma sebebinin gerçekleşmediğini düşünmesi ihtimalleri düşünüldüğünde çıkan kişinin ispat bakımından da yararınadır. Nitekim bu hâlde çıkan kişinin bildirim yapmış olduğunu ispatlaması yeterli olup çıkma sebebinin gerçekleşmediğinin tespiti ve bildirimin geçersizliğini ispat yükü şirketin üzerinde olacaktır.

 

Bildirim ve süre dışında da çıkma hakkına farklı türde sınırlamalar getirmek mümkündür. Çıkma hakkına, emredici hükümlere aykırı olmamak kaydıyla, sınırlamalar getirilebilir.


3) HAKLI SEBEPLE ÇIKMA

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638 maddesinin 2. Fıkrasında limited şirkette ortakların haklı sebebin varlığı halinde şirketten ayrılabilecekleri düzenlenmiştir. Bu hakkın kullanılabilmesi için şirket sözleşmesinde öngörülmüş olması gerekmez. Anılan madde aynen şu şekildedir; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.”

 

Haklı sebep genel anlamda, ortaklık ilişkisinin devamını olanaksız kılan durumdur. Bu durum ortaklık işlerinden ya da ortaklık işlerinden kaynaklanmış olabilir. Durumun meydana gelmesinde çıkacak olan ortağın kusurunun bulunup bulunmadığı da çıkma hakkının kullanılması açısından önem arz etmemektedir.

 

Haklı sebep 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda tam olarak tanımlanmamıştır. Ancak bazı haller haklı sebep olarak sayılmıştır. Mesela 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 245. maddesinde sayılan şu haller haklı sebep olarak nitelendirilmiştir. Bu haller;

 

► Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş  olması

► Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi

► Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması

► Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi

 

Haklı sebepler yukarıda yazılı hallerden ibaret değildir. Her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığı, çıkma hakkını kullanan ortağın kişisel özellikleri ve şirketin yapısı da göz önünde bulundurulmak üzere ayrı ayrı incelenir.

 

Yargıtay, limited şirkette ortağın haklı sebeplerle çıkması hakkında birçok kararı bulunmaktadır. Bu kararlar altında nelerin haklı sebep oluşturduğu veya oluşturmadığını aşağıdaki kararlar çerçevesinde inceleyeceğiz.

 

► Limited şirket ortaklarının başka şehirde yerleşmiş olmaları, şirketten çıkma nedeni olarak ileri sürülemez. ( Yargıtay 11. H.D 06.04.2016 Esas.8665/ Karar3695) : 

Dava haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, davacılar, müdürler tarafından şirketin kötü yönetilmesini, şirket hakkında kendilerine bilgi verilmemesini ve uzun zamandır kar payı ya da temettü ödemesi yapılmamasını haklı neden olarak ileri sürmüşler, mahkemece de müdürlerin şirketi kötü yönetip zarar etmesine sebep olduğu, davacıların ikameti ile davalı şirketin bulunduğu yerin ayrı şehirlerde olması nedeniyle davacıların şirketi denetim olanağının sınırlı olduğu gerekçeleriyle, davacıların ortaklıktan çıkma talepleri haklı bulunmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

İddianın mahkemece, ortaklıktan çıkmak için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı hususu yeterince değerlendirilmemiş olup, mahkemece kararın gerekçesinde sayılan nedenler haklı sebepler olarak kabul edilemez. “Haklı sebep” ile kast edilen örneğin; şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikteki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermenin süreklilik kazanması, ortakların şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket edip şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmesi olarak sayılabilir.

Somut olayda, davacıların başka bir şehirde olması ya da şirketin bazı yıllar zarar etmiş olması haklı sebep olarak kabul edilemez. Zira, davacıların TTK’nın 614’üncü maddesinde de ifade edildiği üzere şirket işleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkı mevcuttur. Kar payı dağıtımı hususu da TTK’nın 608’inci maddesinde düzenlenmiş ve kar payı dağıtımına, ancak kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş, yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, davacılar tarafından şirket müdürlerinin şirketi kötü yönettiğine dair somut deliller sunulmamış olup, ticari hayatta şirketler bazı dönemler kar elde edebileceği gibi zarar da edebilmektedir. Şirket 2008-2009 yıllarında zarar etmiş ise de, 2010 yılında kar elde etmiştir. Şirket faaliyetlerine devam etmekte olup, özvarlığı da mevcudiyetini korumaktadır. O halde, davacılar tarafından ileri sürülen ve delillerle desteklenmeyen gerekçelerin şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebep teşkil etmeyeceği gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilerek davacıların ortaklıktan çıkma paylarının hesaplanması doğru görülmemiş ve yerel mahkeme kararının davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir."

 

► Limited şirkette ortaklıktan ayrılma isteminde, ortağın haklı olduğuna kanaat getirilmişse, ortağın şirketten çıkmasına karar verilmesi gerekir( Yargıtay 11. H.D 18.11.2015 Esas.5107/ Karar12189) : 

Davacı limited şirket ortağı haklı nedene dayanarak ortaklıktan çıkarılmasını istemiş ve mahkemece ortağın şirketten ayrılması isteminin kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı ortak vekili temyiz etmiştir.

 

Dava, haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılma istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ortaklıktan ayrılma talebinde haklı olduğuna kanaat getirildiğine göre 6102 sayılı TTK’nın 638’inci maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken, davacının şirketteki ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekmekte ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir."

 

► Davacının, limited şirketten çıkmaya izin verilmesi isteminde, şirketin iştigal konusu ile ilgili bilgi, görgü ve tecrübeye sahip olmamasının tek başına yeterli değildir. Ancak, ayrıca şirket müdürünün bilgi vermekten kaçındığı da iddiası olmasına göre, bu hususun değerlendirilmesi ve sonucu çerçevesinde karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 11. H.D 01.10.2014 Esas.9798/ Karar 14978) : 

 

Dava, muhik sebeplere dayalı olarak limited şirketten çıkmaya izin verilmesi ve sermaye payının ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının şirketin iştigal konusu ile bilgi, görgü ve tecrübeye sahip olmamasının tek başına çıkma için haklı sebep oluşturmayacağı, davacının bunun haricinde haklı sebep sunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı iddiasında sadece mahkeme gerekçesinde haklı sebep olup olmadığı irdelenen nedene değil, ayrıca şirket müdürü olan kardeşinin, kendisine şirket hakkında bilgi vermekten de kaçınmasına, taraflarınca yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kalmasına da dayanmıştır.

 

O halde mahkemece, davacının dayandığı tüm sebepler ve buna ilişkin deliller de değerlendirilerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacının şirketten çıkmasını gerektirecek haklı bir sebebin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir."


4) ORTAKLIKTAN ÇIKMA DAVASINDA TALEP EDİLEBİLECEKLER

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.”

 

Ortak, ortaklıktan çıkma davasında haklı sebepleri ortaya koyduktan sonra mahkemeden dava süresince, ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına ya da durumunun teminata alınması amacıyla bazı önlemlere karar verilmesini isteyecektir. Bu önlemler istem üzerine olabileceği gibi mahkeme tarafından kendiliğinden takdir edilebilir. Eğer bu istem bir ihtiyati tedbir niteliği taşırsa mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 392. Maddesi uyarınca teminat alarak veya durum ve koşullar el verdiği takdirde, teminat almaksızın karar verilebilir. Yargıtay 11. H.D. 15047 E./1168 K. Sayılı ilamında “Diğer yandan, anılan madde ile çıkma davası açmış bir kişinin, haklarını kullanması ve borçlarını yerine getirmekte yükümlü olmasının konumuna uygun düşmeyeceği dikkate alınarak, mahkemeye bazı tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkeme istem üzerine dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir.”  Kararını vermiştir.

 

Ortaklıktan çıkmak isteyen ortak şirketten kar payının tahsili ile şirketteki payının gerçek değerinin ödenmesini talep edebilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 641. Maddesine göre;

 

► "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkını haizdir."

► "Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler.”

 

Limited şirket ortağı şirketten ayrılması halinde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına sahiptir. Ortağın şirketten çıkması mahkeme kararı gerektiriyor ise, çıkma mahkeme kararının kesinleşme tarihi olup, ayrılma akçesi kesinleşme tarihine göre belirlenmesi gerekmektedir. Eğer limited şirkette ortaklar yönünden ayrılma hakkı, şirket sözleşmesinde özel olarak düzenlenmişse, ortaklara ayrılma akçesi farklı biçimde ödenebileceği kararlaştırılabilecektir. Nitekim Yargıtay 11. H.D 3759 E./10569K. Sayılı ilamında “ Dava, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ortaklıktan çıkarılması için gerekli haklı nedenlerin oluştuğu kanaatine varılarak ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş olup, dosya kapsamına göre bu yöndeki karar yerinde ise çıkarılma kararı ile birlikte çıkarılan ortağın hakkı olan ortaklık payının da kendisine ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.” kararını vermiştir.

 

Limited şirket ortağı ortaklıktan ayrılması halinde ayrılma akçesinin yanında kar payı kendisine ödenmemişse kar payının tahsilini de isteyebilecektir. Nitekim Yargıtay 11. H.D. 4748 E./11693 K. Sayılı ilamında “ Dava; limited şirket ortaklığından haklı sebeplere binaen çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6762 sayılı TTK’nın 551’inci (6102 sayılı TTK’nın 638/2) maddesi uyarınca her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesini talep edebilir. Aynı Yasa’nın 553’üncü (6102 sayılı TTK’nın 608) maddesi uyarınca da, şirket sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nispette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş olan safi kardan pay alabilirler.” kararını vermiştir. 


5) ORTAKLIKTAN ÇIKMA DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

 

Ortaklıktan Çıkma Davasında görevli mahkeme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. Maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri’dir. Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise görevli mahkeme o yerde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesidir.

 

Ortaklıktan çıkma davasında yetkili mahkeme ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. Maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte ortaklığından çıkılacak olan şirketin yerleşim yeri mahkemesidir.



6) ORTAKLIKTAN ÇIKMA DAVASINDA TARAFLAR

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda limited şirket ortağının ortaklıktan çıkma davası açması durumunda davayı kime veya kimlere karşı açacağı düzenlenmemiş olup bu durum Yargıtay kararları altında çözüme kavuşmuştur. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.09.2014 tarihli -E/5041/K.13783 sayılı ilamında “ Limited şirketten çıkmaya izin verilmesi istemli davada, husumetin şirkete karşı ileri sürülmesi gerekir.” kararını vermiştir.

Yukarıda gösterilen karar uyarınca ortaklıktan çıkmak isteyen ortak, açacağı davada karşı taraf olarak ortağı olduğu şirketi gösterecektir.

 


7) ORTAKLIKTAN ÇIKMA DAVASINDA

HAK DÜŞÜRÜCÜ VE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ


8) ORTAKLIKTAN ÇIKMA DAVASINDA DAVA MASRAFLARI

 


9) ORTAKLIKTAN ÇIKMA DAVASINDA AVUKATLIK ÜCRETİ

 

 

 

 

Hızlı Erişim