İŞ HUKUKUNDA ARABULUCULUK

// İş Hukukunda ve İşçi İşveren Davalarında Arabuluculuk

İş Hukuku Ve İşçi Ve İşveren Davalarında Arabuluculuk konusu İş hukukunda arabuluculuğun zorunlu hale gelmesi ile önemli hale gelmiştir.  Bu nedenle bu yazıda, arabuluculuğa başvuru şartları, hangi dava ve uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğu, zorunlu arabuluculuk halleri, arabuluculuk süreci ve neticeleri açıklanacaktır.

 

Arabuluculuk Kanunu olarak kısaltılan 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 07.06.2012 tarihinden kabul edilmiş ve 22.06.2012 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yine bu kanununa göre  Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununu Yönetmeliği 26.01.2013 tarihli ve 28540 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 

İş Hukukunda Arabuluculuk ise hukuki statüsüne genel olarak 12.10.2017 tarihinde kabul edilen 6325 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesi ile ulaşmıştır. 


1. Arabuluculuk Nedir?

 

Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanmıştır.

 

Arabulucu, arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi ifade eder.


2. Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

 

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile değişiklikler yapılmış ve bu değişiklikle birlikte arabuluculuk şimdilik sadece iş hukukundan doğan davaların büyük bir çoğunluğunda DAVA ŞARTI olarak kabul edilmiştir.

Yeni İş Mahkemeleri Kanunun 3. Maddesinin ilk fıkrasına göre “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.”  

Buna göre dava açmak isteyen işçi ve işverenler ve/veya vekil ve avukatları Yeni İş Mahkemeleri Kanununun 3. Maddesinin 2. Fıkrasına göre “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.”

 

Aşağıdaki dava ve işlerde arabulucuya başvurulmaması halinde davanız herhangi bir incelemeye tabi tutulmaksızın reddedilecektir.


3. Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Giren Davalar Nelerdir?

 

Arabuluculuk yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Öncelikle İş Hukukuna giren davaları sıralayabiliriz. Buna göre aşağıdaki isteklerin öncelikle arabuluculukla çözümlenmesi zorunludur.

► İşe İade Davaları

► Boşta Geçen Süre Tazminatından Doğan Davalar

► İşe Başlatmama Tazminatından Doğan Davalar

► Kıdem Tazminatı Alacağından Doğan Davalar

► İhbar Tazminatından Doğan Davalar

► Kötüniyet Tazminatından Doğan Davalar

► Bakiye Süre Ücreti Alacağından Doğan Davalar

►Eşit Davranmama Tazminatından Doğan Davalar

►Sendikal Tazminattan Doğan Davalar

► Ücret Alacağından Doğan Davalar

►Fazla Mesai Ücretinden Doğan Davalar

►Yıllık İzin Ücretinden Doğan Davalar

►Yol ve Yemek Ücretinden Doğan Davalar

► Ulusal Bayram ve Genel Tatil ( UBGT ) Ücretindan Doğan Davalar

► Prim ve İkramiye Ücretinden Doğan Davalar


4. Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı Dışındaki Davalar Nelerdir?

 

Aynı maddenin 3. Fıkrasına göre ise iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatla bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk faaliyetinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir.

 

► İş Kazasından Doğan Maddi Tazminat Davaları

► İş Kazasından Doğan Manevi Tazminat Davaları

► İş Kazasından Doğan Maluliyet ve İş Göremezlik Oranının Tespiti Davaları

► İş Kazasından Doğan Maluliyet Oranına İtiraz Davaları

► İş Kazası Nedeniyle İşverene ve Sair Kusurlu Kişilere Açılan Rücu Davaları

► Meslek Hastalığından Doğan Maddi Tazminat Davaları

► Meslek Hastalığından Doğan Manevi Tazminat Davaları

► Meslek Hastalığından Doğan Maluliyet ve İş Göremezlik Oranının Tespiti Davaları

► Meslek Hastalığından Doğan Maluliyet Oranına İtiraz Davaları

► Meslek Hastalığı Nedeniyle İşverene ve Sair Kusurlu Kişilere Açılan Rücu Davaları


5. İşe İade Davalarında Arabuluculuk

 

Yeni İş Mahkemeleri Kanununun 11. Maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunun 20. Maddesinin 1. Ve 3. Fıkraları değiştirilmiştir. Anılan değişiklik aynen şu şekildedir;

 

“İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile bildirimden itibaren, bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucu huzurunda anlaşılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesine dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca usulden reddi halinde, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.”

“Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması halinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verilir.”

Yapılan bu değişiklikle iş sözleşmesi haksız yere feshedildiğini düşünen işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde direk dava açmayacak, bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucu huzurunda anlaşılmaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesine dava açılabilir. Eğer arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılır ve dava usulden reddedilirse, kesinleşen bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde arabulucuya başvurulacaktır.

Yeni İş Mahkemeleri Kanununun 12. maddesiyle ile 4857 sayılı İş Kanunun 21. Maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikle maddenin son hali şu şekildedir;

İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilirse feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.

Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılamadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirlenir.

İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları halinde;

a) İşe başlatma tarihini,

b) üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,

c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını,

belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanmamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması halinde fesih geçerli hale gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.

4857 sayılı İş Kanununun 21. Maddesine yeni eklenen fıkraya göre taraflar arabulucu huzurunda işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları durumunda işe başlatma tarihi, ücret ve diğer hakların parasal miktarı ve işe başlatmama tazminatı parasal miktarı belirlenmesi zorunludur. Bunlar belirlenmediği takdirde anlaşma sağlanmamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenecektir. İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hale gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olacaktır.


6. Arabulucu Nasıl Belirlenir ?

 

Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir.

Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde bu arabulucu görevlendirilir. 


7. Arabulucuya Nasıl Başvurulur?

 

 Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 5 fıkrasında arabuluculuğa başvuru düzenlenmiştir. Anılan fıkraya göre “Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.”  şeklinde düzenlenmiştir. Görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüdür.

Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür.

Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 17. Fıkrasına göre “Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.”


8. Yetkili Arabuluculuk Bürosu

 

Yeni İş Mahkemeleri Kanununda arabuluculuğa başvuruda hangi yer arabuluculuk bürosunun yetkili olduğu düzenlenmiştir. Arabuluculuğa başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılacaktır. Yetkili arabuluculuk bürosu karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosudur.

Arabuluculukta yetki itirazı Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 9. Fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan fıkra aynen şu şekildedir.” Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden araştırmaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere dosyayı büroya teslim eder. Mahkeme harç almaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve onuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. “


9. Arabuluculuk Süresi

 

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 10. Fıkrasına göre arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en az 1 hafta daha uzatılabilir.


10. Arabuluculukta Taraflar

 

Yeni İş Mahkemeleri Kanunuyla iş hukukuna getirilen arabuluculuk faaliyetinin bir tarafında işçi diğer tarafta işveren ve onları uzlaştırmaya çalışan arabulucu yer almaktadır.  Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir.

Kanunda alt işveren ve üst işveren ilişkisinin bulunması durumunda arabuluculuk faaliyetinin nasıl yürütüleceği konusunda çözüm getirilmiştir. Kanunda yer alan hüküm uyarınca” Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı halinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır. “ şeklinde düzenleme yer almıştır.


11. Arabuluculuğun Sona Ermesi

 

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 11. Fıkrasına göre arabulucu taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veyahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hallerinde arabuluculuk faaliyeti sona erdirirse son tutanağı düzenleyerek durumu derhal arabuluculuk bürosuna bildirir.

 

Kanunda taraflardan birinin veya her ikisinin birden ilk toplantıya katılmaması halinde ortaya çıkacak sonuç hüküm altına alınmıştır. Yeni İş Mahkemeleri Kanunu 3. Maddesinin 12. Fıkrası aynen şu şekildedir. “Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.”


12. Arabuluculuk Uzlaşma Tutanağı Mahkeme Kararı Hükmündedir

 

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18. maddesine göre davadan önce arabulucunun görev yaptığı yargı çevresindeki sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında uzlaşılmış ise davanın görüldüğü mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınan  Arabuluculuk Uzlaşma Tutanağı Mahkeme Kararı Hükmündedir. 

İcra edilebiirlik şerhini taraflar alır. Arabulucunun bu yönde bir yetkisi ve hakkı bulunmamaktadır.

Buna göre taraflar uzlaşma tutanağında belirlenen tutarların ödenmemesi ya da işe başlatılmaması halinde, ilgili işçi ya da işveren veya avukatları tarafından icra edilebilirlik şerhi alınarak doğrudan ve herhangi bir mahkemeden karar alınmasına gerek kalmadan İcra ve İflas Kanununun 32. maddesine göre İLAMLI İCRA takibi başlatabilirler. Bu takibe borçlunun itiraz etmesi genel olarak mümkün değildir. Buna rağmen itiraz edilmesi halinde itiraz icra takibini durdurmaz.


13. Arabulucukla İlgili Çözülen Sorunla İlgili Tekrar Dava Açılamaz

 

Arabuluculukla İlgili Çözülen Sorunla İlgili Tekrar Dava Açılamaz. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/5. maddesi hükmüne göre  "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz."

Arabuluculuk Faaliyeti ile sonuçlanmış bir uyuşmazlık için yeniden dava açılması halinde mahkeme 6100 Sayılı Kanunun 114/1-i ve 114/2. maddeleri gereğince Kesin Hüküm Nedeniyle DAVANIN REDDİNE karar verir.

 


14. Arabuluculuk Ücreti

 

Yeni İş Mahkemeleri Kanunuyla getirilen yeni düzenleme de Arabuluculuk Ücreti hususunda düzenlemeye yer verilmiştir.

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları halinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir.

 

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hallerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Hazineden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları halinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Hazineden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.


15. ÖCAL Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu | Avukat Arabulucu Sebahattin ÖCAL

 

Arabuluculu Avukat Sebahattin ÖCAL Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire başkanlığının 3997 Sicil numarasına kayıtlıdır. Büromuz İstanbul Anadolu Yakası'nda Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Üsküdar, Beykoz, Şile, Tuzla, Çekmeköy, Kadıköy, Küçükyalı, Bostancı, Ataşehir, Ümraniye ve Adalar ilçelerinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Adliyesi' ne yakın bir lokasyonda E-5 (D100) Karayolu üzerinde Maltepe Metro istasyonunun 5 numaralı çıkışında bulunmaktadır.

ÖCAL Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu | Avukat Arabulucu Sebahattin ÖCAL ile çalışmak isterseniz tarafjmıza iletişim bilgilerimizden ulaşabilirsiniz.

Hızlı Erişim