YAZILAR ve HABERLER

// Tıbbi Malpraktis Davalarında Zamanaşımı Süresi

Tıbbi Malpraktis Davalarında Zamanaşımı Süresi Sağlık Hukuku Avukatı'nın çözmesi gereken ilk ve en önemli meseledir. Bu konuya girmeden evvel malpraktis kavramı üzerinde durmakta fayda var. “MALPRAKTİS” kelimesi kavram olarak bütün mesleki sorumluluk hallerini kapsamakla birlikte ülkemizde ve çoğunlukla, tıp alanındaki mesleki hata davaları ile sınırlı olacak şekilde dar anlamda kullanılmaktadır.



“Tıbbi Malpraktis davası”, hastaların hekim, doktor, özel hastane ya da kamu hastanelerindeki her türlü tıbbi müdahaleden doğan zararlarının tazmini davalarıdır. Örneğin, burun estetiği nedeniyle gittiğiniz hastanede estetiğin taahhüt edilene uygun şekilde yapılmaması, komplikasyonların önlenmemesi, batında sargı bezi unutulması, göz ameliyatında hastanın gözünün kör edilmesi, görme kaybına neden olunması, hastaneye bağlı nedenlerle enfeksiyon kapılması, hastaya bakmaktan kaçınmak ve bunun gibi TANI, TEDAVİ ve DİĞER HATALAR (kullanılan ekipmanın yetersizliğine bağlı hatalar gibi) genel başlıkları altında toplanacak hatalardır.

 

Her eylemin olduğu gibi hekim ya da hastane hatalarının da cezai, idari ve mali sonuçları bulunmaktadır. Aşağıdaki yazımızda zararların tanzimi yönünden açılacak davaların ne kadar süre içerisinde açılması gerektiğine dair bilgileri bulunmaktadır.

 

Bilindiği üzere, her talebin hukuk tarafından belirlenmiş bir makul talep süresi vardır. Tıbbi malpraktis davalarında da böyle bir süre belirlenmiştir.

 

Buna göre bir malpraktis davasının tabi olduğu zamanaşımı süresinin tespit edilebilmesi için o uyuşmazlığın esasının tabi olduğu hukuki statünün öncelikle tespiti gerekmektedir. Malpraktis davalarının tamamı tek bir sorumluluk nedenine dayanmamaktadır. Bu nedenle öncelikle aradaki sözleşmenin türünü belirlemek gerekir. Hekim ( doktor ), hastane, sağlık personeli, idare ve hasta arasındaki hukuki ilişkinin dayanağı şunlar olabilir.

 

► Eser Sözleşmesinden Doğan Sorumluluk

► Vekalet Sözleşmesinden Doğan Sorumluluk

► Hizmet Sözleşmesinden Doğan Sorumluluk

► İdarenin Hizmet Kusurundan Doğan Sorumluluk

 

⇒ Özel hastanelerdeki estetik ameliyatı haricindeki tıbbi müdahalelerde hekim ile hasta arasındaki ilişki vekalet ilişkisi olması nedeniyle bu ilişkilere uygulanacak zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu 147/5. Maddesine göre Beş yıldır.

 

Estetik ameliyatı gibi belirli bir sonucun hekim tarafından taahhüt edilmesi hallerinde aradaki sözleşme “Eser Sözleşmesi” olarak değerlendirilecek ve uygulanacak zamanaşımı süresi de Borçlar Kanunun 147/6. Maddesine göre 5 yıldır olacaktır.

⇒ Buna karşılık eser sözleşmesinde hekimin yükümlülüklerini ağır ihmal ile hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi halleri haricindeki alacak taleplerinde 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Hekimin ağır ihmali olması halinde ise zamanaşımı süresi 20 yıldır.

⇒ Vekaletsiz iş görme halinde ( örneğin hastadan onam alınmadan yapılan tıbbi müdahaleler gibi) özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu 146. Maddesinde gösterilen genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.

⇒ Haksız fiil sorumluluğu durumunda haksız fiilin ayrıca ceza kanununa göre suç oluşturması ve ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde tazminat davası süresi Borçlar Kanunu 76. Maddeye göre ceza davası zamanaşımı süresine tabiidir.

⇒ Kamu hastanelerine karşı HİZMET KUSURU nedeniyle açılacak malpraktis davaları ise 2577 sayılı İdari Yargılama Yasası’nın 13.maddesine göre, zarara uğrayanların haksız ve hukuka aykırı eylemi öğrenmelerinden başlayarak (1) yıl ve herhalde eylem gününden başlayarak (5) yıllık zamanaşımına tabiidir. Kalıcı sakatlık söz konusu ise, zamanaşımının başlangıcı kesin maluliyete ilişkin Sağlık Kurulu raporunun öğrenildiği tarih olacaktır. Ölümlerde kuşkusuz zamanaşımının başlangıcı ölüm tarihi olacaktır.

 

Hızlı Erişim